ben melek ve aşk
zamanın ötesinde aklın almadıgı zamanlarda yandı bu aşk. kimsenin bilmedigi saklı bir bahçeydi kalbi kızın taki o gelene kadar artık gizli yoktu. o kapıları açtı sormadan. işte herşey degişmişti artık.aşk girmişti o kapıdan .sormadan ukalaca çok mutluydu kız onunla adeta uçuyordu kanatlarıyla uçsuz bucaksık gök yüzünde taki o istedigini alıp başka çiçeklere gidene kadar........
ve acı ve hüzün....karanlıga büründü tüm ülke tüm dünya saklandı zaman hiç gelmiyecek gibi.kız her gözyaşını topladı şişede bir gün gelirdiye o...... ama o yaşlara şişeler degil göller oldu saklanan şehire
içeni aşık eden kendinden geçiren aşk şarabı oldu o göl........ bir aşk her şeyi yaktı ve küllerinden anka dogdu defalarca ama hiç dinmedi ne göz yaşı ne pınarı o ysa hiç gelmedi birdaha ve kız bulutlara kanat çırptı sonsuzluga bilinmezlige dogru
zamanın adını degiştirmek her şeyi yenilem istercesine tanrı bunu gördü ve yaktı kanatlarını kızın düşürdü dünyaya çırıl çıplak ve saf olarak bir elmas gibi parlıyordu adeta bir sevgi ışıgıydı artık
melekler bile özendi ona gözleri kamaştı ve ben onu gördüm o gece işte dedim melek işte dedim hayat ve oldu o benim oldu yada ben öyle sandım çünkü o görevini yapıyordu kendince bir bıçak gibi yardı kalbimi ve içine aşk acısını koydu ve sonra geldigi gibi gitti.........
bilinmezliklere belkide biliyorum ama ulaşamıyorum tıpkı güneşin aya olan aşkı gibi