Ben ve Yalnızlığım
Sadece hatırlıyorum. Bir trafik kazası geçirmiştik. Tabi herkes baygın... Sonra bir ambulans sesiyle kendime geliyorum. Hafifçe gözlerimi açmış etrafa bakıyorum. Annem ile babam yerde yatıyorlar. Ambulanstan inen adamlar annemle babamı arabaya bindiriyorlardı. Ne oluyor anlamıyordum... Sonradan sıra bana geldi. Beni kaldırıp sedyeye yerleştirdiler. Hastaneye geldiğimde uyuyordum. Birden kapının kapanmasıyla kendime geldim. Teyzem bir telaş içeri girdi. Doktorla bir şeyler konuşuyordu. Doktor konuştukça teyzem ağlamaya başlıyor, bir yandan hemşireler de odaya girip teyzemin eline kolonya döküyorlardı. Ne olduğunu anlamamıştım... Teyzeme seslendim. Bir koşu yanıma geldi. Ama her nedense teyzem beni görünce daha çok ağlamaya başladı. Ne oluyordu? Teyzem bana yaklaşıp alnımdan öptü ve sessizce annenle baban öldü dedi. Şoktaydım. Ölüm ne demekti? İyi bir şey mi yoksa kötü mü? Teyzeme ölüm ne demek? diye sorunca daha çok ağlamaya başlıyordu. Acaba sevinç gözyaşları mı diye düşündüm. Ama hayır sevinç gözyaşları değildi. Teyzem annele babanı bir daha göremeyeceğiz anlamına geliyor dediğinde daha çok şoka girdim. Ölüm kelimesi çınlıyordu kulağımın içinde. Ölüm ölüm ölüm... Eve geldiğimizde teyzem bana bir oda açmıştı. İçeri girdiğimde tüm eşyalarımı orada gördüm. Herhalde ben hep burada kalacağım diye düşündüm. Tabi ki teyzeme hiçbir şey söylemedim çünkü daha çok ağlamasını istemiyordum. Salona geçtim. Halalarım, teyzelerim, dayılarım, amcalarım ve büyük annem ile büyük babam. hepsinin gözünden yaşlar boşalıyordu. Düşünmeye başladım. Anneme ve babama ne kadar kötülük yaptığımı... Ve sonra aklıma bir çok şey geldi... Daha da geliyordu. Düşünüyordum düşünüyordum derken bir ezan sesiyle kendime geldim. Salonda kimsecikler yoktu... Ben düşünürken herkes dışarı çıkmıştı... Tabi ben de bir koşu dışarı çıktım. Bahçe iğne atsan yere düşmeyecek kadar kalabalıktı. Sadece ezan okuyan amca konuşuyor. Başka kimseden çıt çıkmıyordu. Ben ise sessizce onları izliyordum. Ezan bitince herkesle beraber ben de dışarı çıktım. Sahilde yürüyordum. Kızgın güneşin altında... Tek başıma... Arkadan biri omzuma dokundu gibi hissettim. Döndüm baktım hiç kimse yoktu. Sadece biraz rüzgar çıkmıştı. Sahilde yürümeye devam ettim. Teyzem bana doğru koşmaya başladı. Ama eniştem onu tutup iskelenin başına götürdü. Oradan beni izlemeye başladılar. ben ise daha bir yalnızlaşmıştım sahilde. Baş başaydık... Ben ve yalnızlığım..... Başbaşa