Bir Dönüş’tüm Yüreğimde
Parmaklarımın 3 bölüm olması ilk defa dikkatimi çekiyordu. Sahi bu eller benim miydi? Üzeri hafifçe kıllanmış, sanki biraz da irileşmişti. Hemen banyoya koştum aynada gözlerime baktım. Hala aynı renkteler. Hmm. Yüzümde biraz kızarıklıklar var sanırım bir yerlere sürttüm. Büyüyor muydum? Sahi büyümek neydi bilmiyordum. Çevremdeki herkes büyüyeceğimi söylüyordu. Değişecektim. Ama ben çocuk kalmak istiyorummm… Zaman geriye doğru sarsa ne olurdu ki. Neden ileriye doğru gitmek zorundaydı. Dönüşmek! İşte tek korktuğum buydu. Belki de başkalarına dönüşmek birilerine benzemek. Özgün olarak kalınamaz mıydı? Kimseye benzemeksizin sadece ben olayım, yine kendim kalayım. Ama bu mümkün değildi sanırım. Değişim ve ilerleyiş hayatın temel kanunu gibi duruyordu. Tırtıl başkalaşım geçirirdi. O sürünen hayvan kanat takardı ve uçmaya başlardı bir gün. Belki de öyle bir şeydi. “ Çok korkuyoruuuum. Büyümek çok korkutucu”. Çocukluğun verdiği saflık ve ailemin verdiği güven çok güzeldi. Sorumluluklarım da azdı. Büyümek zorlukları beraberinde mi getirir? Hemen sokağa indim. Düşünmek istemedim belki de düşünmekten korktum. Dertlerimi kimseyle paylaşmak istemedim. Yolda bir kedi gördüm sağına soluna bakıp kuyruk sallıyordu. Kediler de büyür müydü? Hiç kedim olmamıştı ki. Sadece sokaklarda yalnız kedileri izledim. Bir canlıyı ara sıra izlemekle büyüdüğü anlaşılabilir miydi? Anlayamıyordum. Bir insanın büyüdüğünü kim anlardı ki? Fikirleri de büyür müydü insanların? Düşündükçe düşlerimin tınısı çınladı kulaklarımda. Aklımın ücralarında başkalaşım geçiren yanlarım. Yarım kalan duygularım. Çocukluk aşklarım ve suskunluklarım. İnsanın sevgisi de büyür müydü acaba? Yoksa ayrılık mı büyütürdü sevgiyi? Hiç bilmiyordum. Yürümeye devam ettim. Birkaç serçe kuşu ilişti gözüme. Erkek serçeleri ayırt edebiliyordum göğsündeki siyahlıktan. Bulduğu yiyeceği önce eşiyle paylaşıyordu. Sevgi paylaşmak mıydı? Ben de bulacak mıydım yitik yanımı. Zamanım yokluğuna gömdüğüm ümitlerimin filizlenmesi mi olacaktı büyümek. Gücümün damarlarıma işlenmesi ve tavırlı bir sesle haykırmak gerçeklere. Gerçek neydi ki biliyor muydum? Bir inancım vardı doğruluk adına dürüstlük adına. Tüm dünya halkları adına bir barış. Büyüyünce mi sesi çıkardı insanın. Hep kısılmış sesimiz büyüyünce mi ton değiştirirdi. Yoksa sesin kalınlaşması sözcükleri kalınlaştırmaz mıydı bilmiyorum. Dönüşmek korkutuyor beni. İnsanlardan da korkuyorum biraz. Ben büyüdükçe beni nasıl göreceklerdi. Erkekler bana nasıl bakacaklardı? Annelik ne demekti? Kendimi bulabilecek miydim bu zaman girdabında. Süzülerek çocukluğumun derinliklerine bir çiçek devşirdiğim, bir taç belki bir papatya tacı. Koştum…. Soluksuz koşuyordum. Evimizin 500 metre ötesindeki parktaki koşu yolunda alabildiğince koşuyordum. Ben koşuyordum, rüzgar gözlerime vuruyordu, soğuk. Annem ve babam bilmiyordu büyüdüğümü. Çalışmaktan gözleri görüyor muydu beni bilmiyorum. Hiç anlam veremiyordum. İkisi de durmaksızın çalışıyorlardı. Peki ben? Ben kimdim? Kimin çocuğuydum yani. Ne zaman sorsam anneme yavrum senin geleceğin için çalışıyoruz diyordu. Benim geleceğim neydi anne? Yanımda siz olmadıktan sonra. Bak değişiyorum, dönüşüyorum ama kim şahit bana biliyor musun bir tek aynadaki yansımam. O da bana benzemiyor artık. Çocukluğumdan beri gördüğüm ben den başka bir görüntüyle aldatıyordu beni. Bu ne demekti. Ben kendimi ben hissediyordum. Ama bedenim değişiyordu. İçim coşkun nehirler gibi. Her insan yalnız doğarmış bunu anladım. Annemin ve babamın yokluğunda kitaplarla arkadaş oldum. Bir dünya kurdum kendime. Okudum…. Oktum. Yüreklere saplanan. Yaylara sığmayan ve her an atılmaya müsait.
Günlüğüm seni çok seviyorum biliyor musun? Çünkü aynadan çok seninle dertleşiyorum. Bir tek sen beni dinliyorsun. Sen de terk etmezsin değil mi beni sayfaların bitince. Yoksa sen de mi terk edeceksin. Evet sen de gideceksin biliyorum. Çünkü ben yazdıkça seni de değiştiriyorum. Ben bir karar verdim artık. Sanırım bu da büyümemin bir işareti. Önce yaşama amacımı bulacağım. Sana söz anne o evi ben sana alacağım. Belki de en çok gelecekteki çocuğuma kendimi miras bırakacağım. Dönüşerek…

