Bir Terslik Vardı , Hissedebiliyordum !
Gecenin 12'si ve soğuktu... Ve bir terslik vardı hissedebiliyordum ! Gözyaşlarıma dokundu parmak uçlarıyla...Her zaman ki güzel gülümsemesinde bir burukluk vardı.Sarılışında bir gariplik vardı. İçkimizi yudumlarken saatler önce izlediğimiz gün batımı hakkında konuşuyorduk.Ben gülücükler atarken nemli gözleri ve buruk gülümsemesiyle beni izliyordu. Nedenini bir türlü anlayamadığım bir gariplik vardı içimde.Ben istemeden gülüşlerimi kırıyordu.Halbuki doyasıya gülmeliydim , kahkaha atmalıydım.Onca kavganın , aylar süren ayrılığın ardından erkeğim tekrar kollarımdaydı. Ama içimden bir şeyler buna engel oluyordu.
Gecenin 12'si ve soğuktu ... Ve bir terslik vardı hissedebiliyordum ! Şarkı söylememi istemişti benden.Usul usul o çok sevdiği şarkıyı fısıldadım kulaklarına ; "Welcome to the Hotel California , Such a lovely place , Such a lovely face ..." Ben sustuktan sonra şarkının hikayesini anlatmaya başladı.Ben de bilmiyormuş gibi dinledim.Onun sesinden dinlemek hoşuma gitmişti ...
Gecenin 12'si ve soğuktu... Ve bir terslik vardı hissedebiliyordum ! Küçük öpücükler armağan ediyorduk birbirimize.Sahilin sessizliğinde küçük bir yürüyüş yapmaya karar vermiştik.Üşüyordum. Birden ilk elimi tutuşu gibi tekrar tuttu elimi...Avuçlarımdan garip bir sıcaklık yayıldı bedenime.Bu onun sıcaklığıydı.Karanlık bu kez korkutmuyordu beni.Küçücük ellerim onun avuçlarındaydı ve o kocaman bedeniyle benim yanımdaydı.Şimşek çaktı ve korkmadım.Biz geri dönerken yağmur yağmaya başlamıştı ...Yağmur sanki bizi ıslatmıyordu.Daha çok arttırıyordu içimizdeki aşkı. Bana sarılmasıyla bütün sıcaklığını hissetmeye başladım.Artık üşümüyordum.Vücut ısılarımız birbirine karışmaya başlamıştı ..
Gecenin 2'si ıslak ve karanlıktı ... Ve bir terslik vardı hissedebiliyordum ... Gök gürlüyordu.Ona sıkıca sarıldım.Gülümsedi.Pek konuşmuyordu.Bende konuşup bu anı bozmak istemiyordum.Cebinden anahtarı çıkardı ve çirkin otel odamızın kapısını açtı.Sırılsıklamdık.Eline küçük bir havlu alıp bana doğru yaklaştı.Küçük bir bebeği kurular gibi özenle kuruladı saçlarımı ...
Gecenin 3'ü ve serindi ... Ve bir terslik vardı hissedebiliyordum ! Elleri bedenimi sarmıştı.Her zaman ki gibi sol tarafımda yatıyordu ve gözlerini hiç kırpmadan gözbebeklerimin içine bakıyordu."Minik ıslak kedim" diyerek burnuma,yanaklarıma,boynuma ve dudaklarıma küçük öpücükler kondurdu.Sabahın ilk ışıklarını yağmur hırçın bi şekilde karşılarken ben onda kaybolmuştum , o da bende ... Uyandığımda küçük öpücükler hissediyordum.Ve vakit gitme vaktine yaklaşmıştı...Uyandığımda ilk onun yüzünü görmek beni heyecanlandırmıştı. Yağmur hala dinmemişti.Toparlanıp çıktık.Bu çirkin odayı bile özleyecektim.Durağa doğru küçük adımlarla ilerledik.Islanmak ikimizinde hoşuna gidiyordu ve ellerim hala onun avuçlarındaydı. Birden konuşmaya başladı ve bunlar duymak istediğim sözler değildi ... "Hayatımın en güzel 2 yılıydı.İnanılmaz mutluydum.Ama artık olmuyor Gözde... Yürümüyor ... Hayallerimiz seninle kalsın. Ben gidiyorum !... " Kulaklarımda yankılanmaya başladı ... " Hayallerimiz seninle kalsın.Ben gidiyorum !... " "Ben gidiyorum !..." "Gidiyorum !..." Cebinden sigarasını çıkarttı ve bana uzattı.Bir tane yaktım ve olanlara inanmak istemezcesine içime çektim.Sessizlik birden yırtıldı ; " Şu kahrolası sigarayı içine çekişini bile özleyeceğim ..." Başım dönüyor ve kulaklarım uğulduyordu. Sesi tekrar kulaklarımda yankılandı ... "Hayallerimiz seninle kalsın.Ben gidiyorum !..." "Şu kahrolası sigarayı içine çekişini bile özleyeceğim ..." "Olmuyor Gözde ... Yürümüyor ... " "Ben gidiyorum !..." Otobüs bize doğru yaklaşıyordu.Konuşamıyor , hiçbirşey söyleyemiyordum.Gözyaşlarım sessiz ve umutsuz biçimde akıyordu yanaklarımdan.Şehir benimle birlikte ağlıyordu... Eliyle yüzümü tuttu.Dudaklarıma kocaman ıslak bir öpücük kondurdu.Önceki gece farkında olmadan tenine son kez dokunmuştum.Son kez onda kaybolmuştum.Ve bu da son öpücüktü ... "Kendine iyi bak sevgilim ..." dedi ve arkasını döndü.Otobüse bindi ve uzaklaştı.Saatlerce yağmurun altında tek başıma oturmuştum. Ben bu şehri onunla sevmişken , o gidince çirkinleşmişti ... Çirkin otel odamızdan bile daha çirkindi... Ben bu şehri onunla sevmişken , yokluğuna alışmak için şehri terketmem mi gerekirdi ? TIPKI ONUN BENİ TERKETTİĞİ GİBİ ... Şehir benimle birlikte ağlıyordu... Artık hayallerimiz yoktu. Beni yanlız bırakmıştı.Bütün kazananlar gibi , TERKETMİŞTİ ... Ben aşkın yenilgisine uğramıştım. Savaşı kaybetmiş yorgun bir savaşçıydım. Eve dönüş yolunda dudaklarımdan dökülen o şarkı , dudaklarımdan dökülecek son şarkıydı ...
"Such a lonely day ... And it's mine ... The most loneliest day of my life ... "
Gecenin 12'si soğuk ve karanlıktı ...
Ve bir terslik vardı hissedebiliyordum !