Cam Kaplumbağa

Cam Kaplumbağa

1.

Uzun bir tarla, başak tarlası, her yer sarı.

Bir biçki döver başakları biçerek geçer üstünden. Biçki döver biçmeye devam etmektedir.

Başak tarlasının içinde bir çift sevişirlerken sesin geldiği yere doğru doğrulurlar erkek başını kaldırıp bakar, hızlanır, daha tempolu sevişir. Boşalır ardından sonra, hemen pantolonunu düğmelemeye, kemerini takmaya çalışır genç kız daha rahat hala uzanmaktadır tarlanın üstünde, erkek dürter ve kadın toparlanmaya başlar. Genç kızın kilodu yan tarafta henüz ezilmemiş olan başakların arasındadır uzanır onu alır giyinir. Biçerdöver içine başakları hızla içine alala yaklaşmaktadır.

Kalkarlar, ezilmiş sarı başakların üstünde kalan kanı arkalarında bırakıp, el ele tutuşup koşarak uzaklaşırlar oradan. Biçerdöver yaklaşmaktadır. Kanlı ezik başakları biçerdöver içine alır ve devam eder, biçmeye.

2.

Erkek ve kadın sokakta bir cam vitrinin önünde dururlar. Vitrinden içeri, rafa bakarlar. Rafta camdan yapılmış nazar boncuğu gibi cam kaplumbağa vardır. Onu seyrederler beraber. Kadın kendini gösterip bu kaplumbağa benim der, ben bu cam kaplumbağayım; gençliğimi, bugünümü, dünümü, yarınımı, ailemi, yalnızlığımı, yaşlılığımı, kaybettiklerimi, kazandıklarımı, emeklerimi, yaşamın her şeyiyle bana beni anımsatıyor, der. Sonra vitrinin önünden uzaklaşıp sarılarak yürümeye devam ederler.

3.

Erkek cam vitrinin önünde durur. Vitrinden içeri, rafa bakar. Rafta camdan yapılmış nazar boncuğu gibi cam kaplumbağa orada duruyordur. Onu seyreder. İçeri girer, para verip onu alır.

4.

Yaşlı bir eli tutmaktadır genç kızın eli. Yaşlı el; damarları çıkmış derisi büzük yaşlı bir kadının elidir tuttuğu.

Beyaz saçlı, mavi gözlü, beyaz tenli, yaşlı kadın, yatağından; elini tutan buğday tenli, kahve saçlı, kahverengi gözlü, genç kıza bakmaktadır. Elleri birbirini tutarken; yaşlı kadın doğrulur yerinden, çekmeceye uzanır. Çekmeceden para alır ve genç kızın eline sıkıştırır. Genç kız gülümser öper onu, teşekkür eder. Boynundan da öper eğilip. Yaşlı kadın mutlu ve huzurlu saçını okşar genç kızın.

Genç kız başını koyar göğsüne saçı okşanırken anne seni çok seviyorum, der. Bende seni çok seviyorum, der yaşlı kadın. Genç kız ona sarı tüylü oyuncak köpek uzatır. Bu köpek benim, beni sev ben de hep yanında olayım anne, der

Kadının yanına, yastığının kenarına yerleştirir kadın başını. Döner köpeğe bakar birde genç kıza.

Sen benim hep yanımdasın kızım merak etme, der. Camda yağmurun çiseleyen damlaları gözükür.

5.

Yağmur hızlanır gittikçe hızlanır. Cama deli gibi vuruyordur yağmur pencerenin kenarından içeriye su girmeye başlar. Başka bir evde genç kız bezler koyar pencerenin köşesine, su parkelere akmasın diye.

Loş bir odada tüm pencerelerin köşelerine bez koyduktan sonra yatağına uzanır. Cep telefonuna gelen mesaj sinyalini duyar ve mesaja bakar. Sonra mutfağa gider kendine bardağa sıcak su koyar içine bir poşet çay koyar, içmeye başlar.

6.

Kapı çalar. Kapıyı açar. Kapıdaki kadın içeri girer. Kadın, salona geçer, oturur. Kafesteki muhabbet kuşunu inceler, sanırım bu kuşları veriyorsanız hakikaten geçerli bir sebebiniz olması lazım yoksa insan kıyamaz, der.

Gülümser genç kadın kuşlara bakar. Üç tane metalden kuş kafesi vardır. İki kafeste ikişer tane Hint bülbülü, diğerinde muhabbet kuşu vardır.

Beş kuş. Muhabbet kuşuna bakar kadın, muhabbet kuşu öpücük sesi çıkarıp, ötmektedir.

7.

Muhabbet kuşu sallanır kafesinde. O bir arabanın içinde sürücü koltuğunun yanındaki koltukta kafesin içinde arabanın hareketli oluşuna göre ileri geri sallanmaktadır. Kafesin kenarına takılı olan sudan kafesin içine dökülmeler olur. Eve Gelen kadın almıştır o kadın arabasında elleri direksiyonda başını çevirip kuşlara bakar. Niye verdi sizleri acaba, der. Başını önüne çevirip yola bakıp arabasını sürmeye devam eder.

8.

Genç kız, kapıya gelen adama büyük televizyonu paraya saydırır. Evde bir tane daha televizyon vardır.

9.

Bir adam elinde torbalarla kızın kapısını çalar. Kız gülümser. Adam torbaları mutfağa koyar, odaya geçerler. Odada yanan elektrik sobası vardır. Odanın kapısı kapanır.

10

Genç kız yaşlı annesinin yanında yatmaktadır. Üstünde annesinden ayrı yorgan vardır. Gece üşür. Uyanır. Salona gider. Salondaki koltuğun üstüne örtülmüş battaniyeyi alır. Yorganının üstüne örter. Uyur. Odaya daha orta yaşlı bir kadın girer o uyurken yorganın üstündeki battaniyeyi alır salona koltuğun üstüne geri örter.

Sabah güneş doğar. Kız uyuyordur. Güneş yüzüne vurur yavaş, yavaş uyanır. Kalkar üstünde battaniye yoktur. Bakınır. Kollarını ovuşturur, üşümüştür. Yaşlı annesinin elini tutar. Yaşlı annesi uyanmış ona bakmaktadır. Gülümserler birbirlerine ılık, ılık bakışırlar. Öper elini.

Kalkar. Mutfağa gider. Orta yaşlı kadın oradadır. Günaydın, der. Günaydın, der. Salona gider. Etrafa bakınır. Gözü koltuğun üstündeki battaniyeye takılır. Koltuğun üstünde örtülüdür. Oturur battaniyenin örtülü olduğu koltuğun karşısındaki koltuğa, orada bir süre bakar battaniyeye.

11

Yaşlı anne daha genç, ayakta başka bir evde, bir odada bir başka battaniyeyi eliyle büküyordur. Odadaki zemin duvardan duvara halıyla kaplıdır. Anne battaniyeyi bükerken elinden kayar, yere değer battaniyenin bir kısmı hemen tutar battaniyeyi.

Genç kız bakışlarıyla onu izler ve görür. Ah anne niye daha dikkatli olmuyorsun, der ne olacak, der anne. Ucu değdi, der. A, der kız yıkamalıyım şimdi ben onu öf, der bağırarak. Anne bağırma karşısında kızının sinirlenişi karşısında şaşkın buruk bakınır ve çöker oradaki yatağın ucuna, oturur öylece. Kız hemen battaniyeyi alıp küvete koyar, yıkar orada. Anne salonda mahzun, mahcup oturur bir süre öyle, üzgündür.

12

Genç kız annesinin yatağının yanına gelir. Oturur yatağının ucunda. Bir bardak süt getirmiştir ona. Yaşlı anne doğrulur, sütü içer. Kız, anne ben seni çok mu üzdüm hep, der. Yoook, der anne. Sen benim kızımsın. Üzdüysen de anneler hep affeder, der. Kız annesinin diğer elini öper. Anne içtiği sütün boş bardağını kızına uzatır. Kız, boş bardağı alır. Anne uzanır yastığa. Kız, diğer elini tutmaktadır hala.

13

Kapı çalar. Elinde çiçekler, üstünde paltosuyla genç bir erkek kapının ziline bir daha basar. Sarılırlar birbirlerine. Başka bir evdir burası oda başkadır el ele uzanırlar yatağa. Annenin battaniyeyi elinden kaçırdığı yere değirdiği odadır.

14

Genç kız başka bir erkekle öpüşüyordur. Elektrikli sobalı odadadırlar.

15

Kapıda elinde çiçeklerle gelen erkek küçük bir cam kaplumbağayı elinde tutuyordur sıkı, sıkı.

Kapıyı çalar kapıyı çalar gider. Çiçeklerle daha önce geldiği evin kapısıdır bu. Torbaya kaplumbağayı koyar. Torbayı da kapıya asar.

16

Kız evinde elektrikli sobalı odada yatakta yatarken elindeki sıcak sudaki bir bardak poşet çayla yanına gelen adama bakar. Gülümser ona. Odada otururken bir ara buruk, gözleri kayar televizyon masasının rafındaki nazar boncuklu cam kaplumbağaya. Cam kaplumbağa orada duruyordur. Odada yanan mumları üfler, yavaşça adamın yanına uzanırken.

10.02.2009 // Gülten Ağrıtmış 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununca korunmaktadır/81. Maddesi gereği her eserin tamamının telif hakları yazara aittir.

2009 Cam Kaplumbağa - Öykü

8. İKFD (İstanbul Kısa Film Derneği) Ulusal Kısa Film Festivali, Kısa Film ve Öykü Yarışması, Öykü Dalı, Üçüncülük Ödülü. 2009

13 Ocak 2026 7-8 dakika 23 öyküsü var.
Yorumlar