Çocukluğum ve Gençliğim
Ben malatya konak
kasabasında doğdum ilkokulu
konak kasabasında okudum ilkokul bitti babam bein sen okumasın dedi beni sanayiye bir tamirciye çırak verdi bir seneye yakın çalıştım bir müşterinin arabasını direğe çarptım bu arda şöförlüğü öğrenmiş oldum çok sovuktu ustam geldi bana bağırdı çağırdı bana bir tokat attı benim kafamda yıldızlar uçmaya başladı bende o sinirimden o acıyla levyeyi kaptığım gibi ustamı kovalamaya başladım o günde babam beni sormaya gelmiş ustada yaptıklarımı hepisini babama söylemiş babamda bana bir tokata attı ondan sonra daha sanayiye gitmedim o zamanlar bisiklet sürmeyi beleten bir alan vardı bende her sabah işe gidiyorum diye anamdan para istiyordum o da kıymıyordu bana para veriyordu bende işe gidiyorum diye gidipte pisiklete biniyordum ondan sonra on iki onüç yaşına geldim busefer bizim üzum bağlarımız çok budama sarma beleme işleri yapmaya başladık oda çok zor bir iş mecbur işi bıraktım diye babam üzüm bağlarına gideceksin sanayiye gitmedin diye artık bağ bahçe işlerini yapmaya başladım arkadaşlarımla birlikte bir birimize yardımlaşarak hergün sırayla birmizin bahçesine yardıma gidiyoruz günümüz öyle geçip gidiyor akşam olduğunda yorgun geliyoruz bizim kayabaşı dediğimız köyümüz meydanda büyuk bir çınar ağacının altında oturup çayımızı kahvemizi sovuk o siyah kolamızı içip arkadaşlarımızla sohbet edip
günümüz öyle geçip gidiyordu yirmi yaşına geldim ondan sonra askere gittim askerden geldikten sonra İstanbul'a gitim bir özel şirkete çalıştım yirmi sene çalıştım evlendim aslan gibi iki oğlum oldu onları okutum işleri oldu sonra eşim kanser hastası oldu beynine pırtı attı ferç geçirdi yatalak oldu şimdide ben ona bakıyorum işte benimde hayatım böyle geçip su gibi akıp gidiyor işte Allahım kimseyi zorda darda koymasın kimseyi kimseye muhtaç ettirmesin inşallah amin.