Dedem

Babamın işlerinin yoğunluğundan olsa gerek, bizimle daha çok rahmetli dedem ilgilenirdi. Sabah kalktığımızda bizlere günaydın der; tekrar sağ salim yataktan kalktığımız için Allah'a hamd eder, bizlere de tekrar ettirirdi. Sofraya oturmadan önce ellerini yıkar, sonra bizim ellerimizi yıkattırırdı. Yıkama işlemini yapmakla hem Peygamber Efendimiz'in (sav) sünnetini yerine getirdiğimizi hem de ellerimize bulaşan mikroplardan arınacağımızı söylerdi. Yemeğin sonunda bize verdiği nimetlerden dolayı Allah'a hamd eder; sofradan kalkınca doğru ellerini yıkamak üzere lavaboya gider, aynı işlemleri bize de yaptırırdı. Tabi ki yaptığımız bu işlemleri zorla değil sanki bir oyun oynar gibi bir sevgi çemberi içerisinde yapardı. Dışarıya çıktığımızda tanıdık tanımadık herkese selam verirdi. 'Tanımadığın kişilere niye selam veriyorsun' dediğim zaman, bana 'Selam karşılaşılan insanlara değer verildiği anlamına gelir. İnsan selam vermekle o insanın da kendisi gibi insan olduğunu kabullendiğini, kendisinden ona zarar gelmeyeceğini bilinmesini bildirir' derdi.
'Kazancın oranın da daima temiz, güzel ve yakışanı giyineceksin' derdi. Bizlere de imkânları ölçüsünde en iyilerini almaya ve giydirmeye çalışırdı.
Akraba veya komşularımızdan birinin hasta olduğunu duyduğu zaman onların ziyaretine gider yapabileceği yardımları yapmaya çalışır, bizleri de yanın da götürürdü. Hasta ziyaretinin hasta için iyi bir moral olacağını söylerdi. Hastalandığımız zaman bizlerinde ziyaretçi bekleyeceğini onun için hasta ziyaretlerini ihmal etmememiz gerektiğini tembihlerdi.
Cenaze salası verildiğini vakit pür dikkat dinler ne yapacağına ona göre karar verirdi. Eğer yoksul gariban kişi ise hemen evine gider cenaze için ne yapılması gerekirse yapmaya çalışır, şayet cevre ve maddi yönden sahip olduğu imkânlar iyiyse onun sadece cenaze namazına ve evlerine taziyeye giderdi.
Aç ve yoksullar sanki dedemin ortağıydı. Kazancının bir kısmını daima onlarla paylaşırdı. Bunu yaparken de bizlere zenginin malında fakirin hakkı olduğunu söyler ve yetime ikramda, yoksula yardımda bulunmaya teşvik ederdi. Yapılan davetlere muhakkak icabet ederdi.
Rahmetli dedem temizlik konusunda da çok hassastı. Her akşam yatarken daima dişlerini fırçalar bizlere de fırçalattırırdı. Haftanın en az iki günü banyo yapardı. Cuma akşamları muhakkak boy abdesti alır; Cuma namazına öyle giderdi. En geç on gün sonunda koltuk altımızı temizlettirir ve kontrol ederdi. Her hafta sonu muhakkak tırnaklarımızı kestirirdi çünkü hastalıkların çoğu tırnakların altında biriken pisliklerin ağız yoluyla vücuda girmesinden meydana geldiğini söylerdi.
Sosyal ahlak ve genel adab kurallarının ayaklı kitabı dedem, meğer çocuklarına ve torunlarına yaşayarak ve yaşatarak ne güzel örnek olmuş. Ruhun şad olsun mekânın cennet olsun DEDE.

15 Şubat 2010 2-3 dakika 39 öyküsü var.
Yorumlar (1)
  • 14 yıl önce

    Evet Fevzi bey, gerçekten çok temiz ve iyi huylu bir deden varmış.

    Size ve diğer tüm insanlara güzel örnek olmuş.

    Hem yaşayıp hem yaşatmış.

    Toplumda böyle insanların sayısının artması dileğiyle,

    Allah'tan gani gani rahmet diliyorum.

    Tebrikler.