Eylülün Güzelliği
Aylardan Eylül… Ne güzel bir aydır Eylül. Ben de bu ayda gelmişim dünyaya. Yapraklar sararırken, güneş akşam sefasında batmadan önceki son nazlılığını sergiler. Aşklar tazelenir, muhabbetler tavan yapar bu mevsimde. Gitti ya o Ağustos’un yakıcı sıcağı; Eylül artık sonbahara ve kışa kucak açar. Çiçeklerde hafif bir hüzün belirse, yapraklar birer birer dökülse de Eylül, aslında bir yıl sonraki güzellikleri müjdeler.
Eylülde şiirler yazılır, romanlar okunur. Okul telaşı ve heyecanı başlar.
Köylerde ve doğal gaz olmayan yerlerde odun, kömür ve kış hazırlığı.
Eylülde başlar.
Çiftçilerin ekim dikim hazırlığı.
Eylülü ayrı bir severim. Hem güzel şehrimiz Uşak'ın hem de Egemizin düşman işgalinden kurtuluşudur bu ay, hem de ortaokul ve lise yıllarımda sınıflarımı hep Eylülde geçtiğimden ve okulumu Eylül de bitirdiğimden midir nedir, içime tatlı bir hüzün verir.
Bizim bu buralarda Eylül ayı telaşlı geçer. Her evde bir yıllık tarhana, salça yapma telaşı sarar ortalığı. Sağ olsunlar, annelerimize ve evin hanımlarına çok iş düşer bu zamanlarda; biz de onların el emeğini ağız tadıyla yeriz. Birde bizim buralarda
Eylülde köylü kavunu çıkar tadı ve suyu hiç bir yerde yoktur. Yol boyu köylüler kendi kavununu satar. Üzüm de Karahallı yöresinin susuz bağlarında yetişir organiktir ve tadı hiç bir üzümde yoktur. Banaz'ın elmasını yazmasam Banaz'a haksızlık olur. Çivril bize bağlı değil ama komşu oranın da elması ve şeftalisi meşhurdur. Eylül bolluk ve bereket ayıdır.
Eskiden 15 Ağustos’tan sonra Eylülün ve bereketli yağmurların geleceği belli olurdu. Şimdi ise günler aylara, aylar yıllara karıştı; mevsimlerin düzeni bozuldu. Yazın ortasında kar ve dolu yağan yerler var, kışın ise ne kar düşüyor ne yağmur… Oysa bu düzensiz gidişi çağıran da bizden başkası değil. Onun için kimseye kızmaya, Eylüle sitem etmeye hiç hakkımız yok. Eylül, her zamanki gibi sade ve her zamanki gibi güzel…