Fareli Köyün Kemancısı
Bir çoklarınız Fareli Köyün Kavalcısını bilirisiniz de Fareli Köyün Kemancısını bilmezsiniz. Ben de bu gün o Fareli Köyün Kemancısı ile tanıştım... Hem de öyle bir kemancı ki genç kardeşimiz, kemanın yayını bir çekmeye başladığı zaman bayağı dinliyormuş evdeki fareler... Fare mi dedim anlayın işte canım hamsterler... Nasıl tanıştık Fareli Köyün ya da Hemstırlı Köyün Kemancısı ile anlatayım...
Kızılay'a gidip de işimi bitirdikten sonra metronun durağına ağır adımlarla gidip beklemeye başladık. Bir iki dakikaya kalmadı metroda damladı içinde ki yolcularla beraber. Birileri inerken, birileri de haliyle biniyor... Önce biraz ayakta kaldıysak da daha sonra delikanlılardan birisi ''Gel otur amca.'' deyince teşekkür edip oturdum bende... ''Amca sınıfına giriyoruz artık azara azar. Biraz daha geçsin kıdemli amca bile oluruz.'' Baktım tam yanımdaki delikanlının elinde beş litrelik boş bir su şişesi, içinde de bir mini fare, hamster dedikleri cinsten...
Biraz sohbet edeyim dedim delikanlıyla anlamazmış gibi ''Kesin evde de kedin var ona götürüyorsun canlı yem olarak.'' dedim. Çocuk biraz bıyık altından güldü ''Yok be amca bunlar cins fareler hamster derler buna ev de besliyorum, iki tane de evde var bu da onlara arkadaş olacak.'' Ben de şaşırmışım gibi ''Ya öyle mi! Demek bunlar evde besleniyor ?'' dedim. Çocuk ''Evet dedi çok akıllı hayvanlardır bunlar.'' Ben tekrar ''Miki Maus çizgi filmini de çok sever bunlar.'' dedim... O da ''Zaman zaman hep beraber çizgi film bile izlediklerini söylesem inanamazsın amca.'' dedi bana...
Bu arada metroda son durağa doğru hızla hareket ediyor. Sohbet koyulaştı ''Başka hayvanlarında var mı dedim?'' var dedi devam etti ''Ev de iki tane de kedim var.'' Şaşırmıştım fareler bir yanda kediler bir yanda, delikanlı devam etti ''Amca onlar küçüklükten alışkınlar birbirlerine, oynuyorlar, bir şey yapmazlar zarar verecek.'' Delikanlı kemanda çalıyormuş sohbet koyulaşınca onu da söyledi ben de ''O zaman sana fareli köyün kemancısı mı desek ne dersin?'' deyince yüzünde gülücükler açtı... Delikanlı ''Amca ben evde keman çalarken kedilerde farelerde bir iki de muhabbet kuşu var, hepsi çıt çıkarmadan dinlerler.'' dedi... Tekrar şaşırdım ''Vallahi bravo sana delikanlı dedim.''
Hadi kedi köpek tamam, evde beslersin de, fare beslemek ne yahu! Bize ters olsa da işte demek ki birilerine hiç ters gelmiyor böyle şeyler. Küçücük de bir şey bir lokmalık. Hadi gezerken sen basmazsın da ev de deden ninen filan varsa ya da annen bir bassa ''viykkkk viykkkk! Ondan sonra Allah rahmet eylesin. Kediler ile birbirlerine alışık filan diyorsun da neticede et obur bir hayvan kafası kızdı mı yutmaz mı?'' Ne bileyim işte aklıma takıldı böyle sorular durup dururken, oğlanın elinde görünce, kafamdan geçti bu düşünceler...
Metro son durağa doğru hızla ilerliyor sohbete devam. Sordum ''Okul durumları filan nasıl?'' Oğlan veterinerliği kazanmış bu sene... Belli dedim içimden hayvanlarla bu kadar ilgili bir çocuk gidip de iktisat, işletme, coğrafya ya da mimarlık okuyacak hali yok ya... Oğlan ''Ben evdeyken hemstırlar dışarıda, ben evden çıkacağım zaman da kafeslerine koyuyorum, annemin arkadaşları filan gelirde farkında olmadan üzerlerin basar diye.'' Ya kediler?'' dedim. O da ''Kediler de zaten zemin kattayız zaman zaman dışarı çıkıp zaman zaman içeri girerler sokağa alışıklar.'' Böyle güzel bir muhabbetimiz oldu delikanlıyla. Metro son durağa gelince elinde bidon, bidonun içinde hamster o yoluna ben yoluma...