HU

Yine akşam oldu. Hüzün çöktü ciğerlerime. Öksürttü öksüzlüklerimi. Yüzüme vurdukça ağladım. Perdeyi açtım. Yoldan geçe araçlara baktım. Her yer cıvıl cıvıl çoluk çocuk camiye giden aileler ilişti gözüme. İç çektim ahh dedim. Neden benim kapımı çalan yok? Yoksa yaşadığımdan kimsenin haberi mi yok? Bilmiyorum. Yalnızlık zormuş deyip yorganın içine gömüldüm. Yalnızlığımın yorgan misali sarmaladığında beni kalbimi pıt pıtlayan bir ses girdi odamdan içeri. Hemen koştum kapı deliğine baktım. Bir erkek. Tanıdık birine benziyor sanki. Açayım ya ne olur ki. İlk defa biri hatırladı beni. Kötüyse de iyiyse de başüstüne. Geldi ya kapıma dedim. Açtım. Bizim mahalleden Ahmetmiş. İçim rahatladı. "Buyur Ahmet" "Nasılsın dostum, ne yapıyorsun?" "Ne yapayım Ahmet yalnızlığımla flörtleşiyorum. Bilir misin o duyguyu?" "Bilirim" dedi "Hem de o duyguyu kaçıranı da bilirim." Şaşırdım. "Nedir?" dedim. " Hadi dostum. Al abdestini. Bugün bir teravih kılalım seninle. Tüm mahalleli orada olur. Sen de kapıl bu akan sele." düşündüm. Ramazan mıydı? İyi ki biri beni de düşünmüştü. Yüreğim tekrar çarptı. Meğersem bir el beklermişim. İçim benden önce harekete geçti." Tamam Ahmet beş dakka bekle geliyorum." Hazırlığımı yaptım. Annemin hediyesi takkemi başıma taktım. Öyle heyecanlıydım ki. Hep birlikte olmanın güveni şimdiden sarmıştı kalbimi. Yalnız bir mıknatıs parçasıydım. Yanıma bir çekici gelmeliydi. Beni büyük çekim alanına götürmeliydi. O kadar yorgundum ki o gücü kendimde bir türlü bulamıyordum. Ahmet beni çekti götürdü. Sonrası "hu, hu, hu, hu"...Coştum kalbimde çağlayan ırmaklar gibi. Gözlerim döktü içindeki hicranı secdeye. Giremedi yalnızlık buraya caminin dışında kaldı. Salavatlar getirdik, ilahiler söyledik. Uzun zaman sonra ilk defa teravih kıldım. Yalnızlığıma bir yama yapılmıştı adeta. içimde kanayan sızıntılarım akmayı durdurmuştu. Meğer huzur birlikteymiş. İnançsız olmayı seçmiştim kendim. Meğer negatif olanı kendim seçmişim. Bir insan neden olumsuzu bile isteye seçer ki? Şimdi düşünüyorum kendi kendime. Yarın bana hayat yok diye düşünmüşüm durmadan. Oysa yarın hayatta olacağımı güzel şeyler yaşayabileceğimi hayal etmek ne de güzelmiş. Olumluyu çağırdım sonra. Artık Ahmet'le camide buluşmaya başladık. Özümü Hakka bağladım. Tek sahibime ve o ilkimden hiç çıkmak istemedim. Ne zaman içim daraldıysa gittim abdest aldım. Secdeye kapandım dertleştim yaaratanımla. O da mı kesmedi. Gittim namaz vakitlerinde camilerde hiç tanımadığım insanlarla saflar arasında durdum. Günahım çok yüzüm kara ama O affedicidir. Hem pozitifi çağırdım. Düşündükçe dönüştüm. Sonra kitaplarla tanıştım. Yol amaya başlamıştım bir ummanda. Serüven hiç bitmez olmuştu. Her kitap bana yeni bir yol arkadaşı olmuştu. Seyyahtım dertliler yolunca. Ama hep bir dertdaş buldum. bBen dünyayı döner buldum "Hu" canlıları zikirde gördüm "Hu". Anlamayan dedi "Yuh" ama ben dedim durdum "Hu" "Ya Hu". Bir gün Ahmet beni göremedi camide. Sadece bir yere kadar hatırlıyorum. Şimdi yeni evimdeyim. Artık çıkamıyorum. Ama Ahmet iyi ki o gün beni çağırdın. O Ahmetler iyi ki varlar. Yalnızlar hep Ahmet beklemesinler. Biz de çıkalım yollara tutalım canların elinden. Sadece diyelim "Hu".

25 Şubat 2026 3-4 dakika 10 öyküsü var.
Yorumlar