Merhaba Kelebeğim
Merhaba kelebeğim bu kelimeleri sana yalnızken yazıyorum çünkü yalnızken içime gömülenleri dışarı savurabiliyorum bu özelliğimi sana saçma gelebilir belki hatta diyebilirsin; çoklu ortamlarda satırlarında ya da konuşmalarında yerim neden yok? diye ama derim ki ben seni sadece kendimle başbaşa kaldığımda anlatabiliyorum çünkü, sırf başkaları senden bahsettiğimde seni hayal etmesinler diye bunu yapıyorum. bir bunun için yapıyorum.
neyse boşverelim bunları kelebeğim
bu aralar şizofreniye bağladım arabeski de geçtim anlayacağın hayatım tamamıyla darmadağın bir 'nasılsın?' sorusunu sorabilecek birilerinden yoksunum hergün aynı şeyleri yapıyorum ev-iş arasında trafiğe sıkıştım, ilerleyemiyorum işe geç kalmak artık boynumun borcu oldu uyandıranım yok, bir 'günaydın' mesajı çekenim yok ya da sabahları uykumdan uyandığımda yüzümü yıkamadan gülmemi sağlayabilecek birileri..
hayatımda sayısız insan var,doğru ama yanlış anlama sakın kimseyle beraber değilim senden sonra bunu yapabilecek cesaretim kalmadı. hayatımda olanların hepsi aile-dost-akraba başka kimse yok. sanki uzayın o uzun ve etrafı gezegenlerle çevrili derinliğinde yalnız kalmış bir yıldız gibiyim. dıştan bakınca etrafımda sürüyle insan var zamanın geçmesine ortak olan herşey etrafımda mevcut ama bu yalnızlık içten yaşanan hazinli bir olay anlayacağın kelebeğim sanki mafya adamlarının borcunu ödemediği için öldüresiye dövdükleri hiçbir şeye sahip olmayan bir adam gibiyim..
neyse boşverelim bunları kelebeğim
bir kaç gün önce çalıştığım yerde ki soyunma odamda elbiselerimi koyduğum dolabımda asılı duran beraber çekildiğimiz resmimize dakikalarca baktım ardından ikinci buluşmamıda evinde dinlediğimiz 'bu bizim şarkımız artık' dediğin şarkıyı açtım hani şu 'dudaklarına layık değil' dediğin sigarayı da ateşledim bir off çektim.. sanki, dünya da her ne kadar kötülük varsa, olmuşsa, oluyorsa 'herşey benim yüzümden oldu' der gibiydim.. bi rakı-balığa danışmadığım kalmıştı o an.. çok kötüydüm kelebeğim çok kötü.. sanki, toplu çekilen fotoğraflarda herkesin gülerek poz verip, birinin hayattan bir beklentisi yokmuşcasına yüzünü asıp poz vermesi gibiydim.. hüzünlü dakikalardı anlayacağın
neyse boşverelim bunları kelebeğim..
resimde samimi bir dostumuzun düğününde dans ediyorduk o kadar eşsiz duruyorduk ki , bunu anlatmaya kalksam harfler kendini ifade etmekten kaçar..
neyse bunları boşverelim kelebeğim..
o gün ve o günden sonra ki bir kaç hafta çok kötü geçti kendi açımdan. halim bir başkaydı herşeyin tersini yapıyordum. mesela, mesela ayranı şekerle kolayı asitsiz içiyordum gündüzleri uyuyup geceleri sana şiir yazıyordum sigara dumanlarının yarısını içimde saklayıp birazını dışarı üflüyordum içkiyi sabahın köründe içiyordum silahı kalem olarak kullanıyordum ayakkabılarımın bağcıklarını bağlamıyordum televizyonu arkamı dönerek izliyordum telefonu ters tutarak konuşuyordum her cümleye sondan başlıyordum açıkçası sanki, seni çok özlüyordum..
neyse boşverelim bunları kelebeğim..
'durum güncellemem; güncellenemeyen bir durumdayım.'