Namlunun Ucundaydı Kader(im) - 2
Bu yazı, 13.10.2012 tarihinde günün seçkisi olarak öne çıkarılmıştır.
Sanki yıllardır yemek yememiş gibi boşaltmıştı bütün tabakları... -Hadi bakalım; şimdi duş zamanı. -Yaşasın; küvete su doldurup oynayabilir miyim abla? -Tabii. Bu kıyafetler biraz büyük ama bu gecelik idare et, yarın sana yeni kıyafetler alırız. -Gerçekten mi? -Evet Kader(im) -Hadi şimdi uyku vakti. Işığı söndürmemle çığlık atması bir oldu.Korkuyla tekrar ışığı açıp ne olduğunu sordum... -Ben karanlıktan korkuyorum da. -Peki; ışık açık kalsın o zaman -Esıla abla. -Efendim canım -Sen de benimle uyur musun bu gece? -Ama ben biriyle uyuyamam ki. -Tamam abla. -Öyle mahrur mahrur bakıp , bükme hemen dudaklarını.Tamam bu gece yanında uyuyacağım. -Yuppi. ''Ne kadar masumsun. Tıpkı bir melek gibi uyuyorsun.Nasıl kıydılar sana?'' -Kader , Kader uyan canım! -Ahh! -Ne oldu? Kötü bir rüya mı gördün? Yapma etme diye sayıklıyordun. -Evet kötü bir rüya gördüm. ''Gördüğün, yaşadığın tüm kötü rüyaları hafızandan silebilsem keşke..'' -Günaydın Kader. -Günaydın Esıla abla. -Hadi bakalım, doğru mutfağa; birlikte kahvaltı hazırlayacağız. -Tamam. -Ama önce ne yapıyoruz? -Elimizi, yüzümüzü yıkıyoruz değil mi? -Evet canım. ''Sen bana tanrının sunduğu bir hediyesin.'' -Acele et biraz daha alışverişe gideceğiz. -Bitti bile.
...
-Kader. Buraya gelir misin canım?Seninle bir şey konuşacağım. -Geliyorum. -Kader(im) burada benimle kalmaktan mutlusun biliyorum, ben de çok mutluyum ama yetimhaneye haber vermemiz gerek. -Hayır! -Kader dur nereye gidiyorsun. -Oraya geri dönmeyeceğim anlıyor musun beni abla? -Neden bu kadar tepkilisin oraya? Hem sürekli değil ki; evlatlık almak için gerekli işlemleri yapana kadar . -Oraya gitmeden olmaz mı? -Benden bir şeyler mi saklıyorsun sen? -Yok, hayır nereden çıkardın ki bunu Esıla abla? -Geceleri korkulu rüyalarla uyanıyorsun. Her gece yapma etme diye bağırıyorsun. Ne oldu? Neden korkuyorsun bu kadar?Ne oldu yetimhanede söyle bana? -Ben, ben , şey bişey olmadı. -Yalan söyleme artık Kader. -Tamam anlatacağım. -Evet seni dinliyorum. -Şey, şey.. _Ağzında geveleyip durma lütfen. -Bana kötü davranıyorlar. Dövüyorlar. -Kim dövüyor seni? -Oranın işlerini yapan biri. İbrahim, işte o dövüyor. ''Nasıl bir düzen bu? Kimsesiz çocuklara nasıl eziyet edilir? Hangi insan yapar bunu? yok ,yok insan olamaz bunu yapan.'' -Tamam canım ağlama, bir şekilde halledeceğim ben. -Beni oraya gönderme. Ne olur Esıla abla. Yalvarırım sana. -Üzülme Kader ama elimden bir şey gelmezse de kızma bana olur mu? -Sana nasıl kızayım. Bana evini açtın, güzel kıyafetler aldın. Sana niye kızayım abla? -Çünkü; oraya gitmek zorunda kalabilirsin. Ama ne olursa olsun seni orada bırakmayacağım tamam mı? ''Seni o canilerin eline teslim etmeyeceğim. Bunun için ne bedel ödemem gerekirse gereksin ödemeye hazırım.'' -Hadi uyku vakti meleğim. -Hayır. Ben değil sensin melek. '' Sen benim masum yüzümsün.'' -Kader uyan, Kader aç gözlerini. -Hayırr! -Yine mi aynı kabus? O adamı mı görüyorsun rüyanda? -Evet. -Dövüyor mu seni? -Şey, şey.. -Neden ağlıyorsun? Canım ağlama lütfen. ''Benden ne saklıyorsun? Bana anlatamadığın ya da anlatmadığın ne?''
Kollarımda ağlayarak uykuya daldı...