Örnek Bir Kadın Azime Sultan

Hayatımızın bir döneminde tanıdığımız, belki beraber yaşadığımız, belleğimizde derin izler bırakan örnek şahsiyetler olmuştur. Şimdi anlatmaya çalışacağım ? Azime Sultan? ; beni "ben" yapan karakterimin oluşmasında en çok emeği geçenlerden birisidir. Annemden sonra en çok güvendiğim, en çok saygı duyduğum, sıcaklığını her zaman hissettiğim, O ?nsuzluğa bir türlü alışamadığım, sekiz yıldır başka bir alemin ferdi olmasına rağmen, yokluğunun acısını bugün bile yüreğimde yaşadığım eşsiz bir kadın...
Azime Sultan...Anadolunun küçük bir ilçesinde yaşardı. Adını duyan onun için tam bir ?Osmanlı Kadını ? benzetmesini yapsa, hata etmiş sayılmazdı. Asalet timsaliydi. Çocukları, torunları ve diğer akrabaları arasında sözüne değer verilir ve her konuda fikri alınırdı.
İleri görüşlüydü...Anlık kararlar almaz, hep birkaç adım ilerisini düşünerek hareket ederdi. İflasın eşiğinde olan eşini aldığı radikal kararlarla kurtarmıştı.
Sosyaldi...İnsanlarla diyaloğu muhteşemdi. Bazen küçük bir kızla evcilik oynayacak kadar çocuksu olabilirdi.Askerlik anılarından tutun da memleket meselelerine kadar her şeyi onunla konuşabilirdiniz.
Kültürlüydü...Okuma yazma bilmezdi ama radyo ve televizyondan dinlediği ? ajans? lar sayesinde genel kültürünü geliştirmişti. Hatta yaşadığı yerdeki sosyal ve kültürel faaliyetlerde mutlaka yer alırdı. Tiyatroların, konserlerin , festivallerin vazgeçilmez elemanıydı. Zayıflığı ve yaşlılığı bu etkinliklere katılmasına engel olmaz. Bunun için önlem olarak yanında küçük bir minder taşırdı.
Gönlü çok gençti,yemiş altı yaşındaydı ama kendi çapında modayı da takip ederdi. Giyim kuşamına önem verir, nerde nasıl giyinmesini iyi bilirdi.
Temiz ve düzenliydi.Dolabındaki intizam herkese örnek olacak nitelikteydi. Ütülenmiş gibi düzenle katlanmış eşyaların arasından lavanta kokuları gelirdi.
Mütevaziydi, kapısı herkese açıktı. Yufka yürekliydi; yaşam mücaledesi veren açlıkla, hastalıkla , yalnızlıkla savaşan kimi görse ona destek olmak isterdi. Yardımseverliği doruk noktasına ulaşmıştı. Pişirdiği her yemekten. Mahallenin bakkalı, tesisatcısı, tamircisi, mutlaka nasibini alırdı. Hatta bu da yetmez sokakları süpüren temizlik işçilerini bile durdurur, evdeki yiyeceklerden tattırırdı.
Tatlı dilliydi. Konuşurken bal damlardı ağzından. Onun sohbeti keyif verirdi dinleyenlere. Kimseyi kırmak istemez, küs olanları da barıştırmak için yoğun çaba sarfederdi.
Maddi yönden zengin değildi ama gönlü öyle boldu ki.Kanaatkarlığından mıdır bilinmez, cüzdanı hep doluydu. Askere gidecek bir vatan evladı veya üniversitede okuyacak bir öğrenci ya da gelin olup yuva kuracak bir genç kız iseniz, ? Azime Sultan? ın gönlünün zenginliği ile dolmuş bankotlar mutlaka avucunuza sıkıştırılırdı.
Onun asıl zenginliği manevi dünyasındaydı. Hiçbir gece yok ki tamamını uykuda geçirsin.Gecenin bir vaktinde kalkar abdest alır , namaz kılar, Kur'an okur ve sabahlara kadar gözyaşları ile dua ederdi. Rabbinin karşısında aczinin ve mahcubiyetinin farkındaydı. Her zaman hayırlı bir ömür sürmek isterdi. En çok yaptığı dua ? Allahım beni ele düşürme, kimselere muhtaç etme, üç gün yatak dördüncü gün toprak nasip eyle ? idi.
Evet bu eşsiz kadının duaları bir gün gerçek oldu. Aniden rahatsızlandı ve felç geçirdi. Birkaç gün yoğun bakımda kaldı. Tıpkı dualarında istediği gibi kimselere muhtaç olmadan, yetmiş altı yaşında terk-i dünya etti. Ne ilginçtir ki ölmeden birkaç dakika önce şuuru kapalı olmasına rağmen, yanıbaşındaki evlatlarına ? hadi siz gidin biraz istirahat edin, yarın çok yorulacaksınız.? öğüdünde bulunmuştur. Son nefesinde bile başkalarını düşünen bu güzel kadının ölümü herkese yüce peygamberimizin şu Hadisi Şerifini hatırlattı.
"Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz....?

Ne mutlu bana ki bu örnek kadın benim babaannemdi.

Nurdan Uslu

Yorumlar (1)