Peter'in Hayalleri
İşsiz ve beceriksiz olan Peter kolay yoldan para kazanmak ister. Ama nereden ve nasıl başlayacağını bilemediği için, gidip arkadaşı Marko'ya danışır. Marko bir kimse ne istediğini hayâl ederse, mutlaka bir gün o işi başarır der, Peter akşam yatağa girdiğinde gidip ormanda veya başka yerlerde yaban meyveleri toplayıp pazarda satarsam mutlaka iyi para kazanırım diye düşündüğü için, düşünde kendini bir ormanlıkta bulur.
Başlar ulaştığı yerlerden seleleri doldurmaya. Ama daha çok toplayıp, daha çok para kazanmak istiyordu. Bunun için de ağaca çıkması gerekiyordu. Derken ağaca çıkar. Çıkmışken de iyilerini koparayım derken, ağacın tepesine kadar tırmanır. Meyvelerin sevdasına öylesine kapılmış olmalı ki, bastığı dalın çürük olduğuna dikkat etmez ve küt diye kendini yerde bulunca, ay kolum kırıldı! Vay bacağım kırıldı diye bağırarak uyanınca, bu iş bana göre değil der ve o işten vazgeçer.
Birkaç gün sonra, balık avlama işine de sermaye gerekemediğini düşünür ve dalar derin bir uykuya. Tabi bu defa da balık avlamak için bir kayıkla denize açılır ve epeyce yakalar. Lakin meyve işinde olduğu gibi, daha irilerini yakalarım umuduyla ilerledikçe iyice limandan uzaklaşır. Derken aniden bastıran bir fırtınayla teknesi ters dönünce, imdaaaat. Kurtarın beniiii. Boğulacağım diye bağırarak tekme, kulaç ata, ata, ter içinde uyanır.
Kocasının son zamanlarda her birkaç gece de deli gibi ya boğuldum, ya yandım, ya elim kolum kırıldı diye bağırarak uyanmasına canı sıkılan karısı Marta kavga eder ve günlerce yanına yaklaştırmaz.
Durup dururken bir de başına kadın problemi çıkınca, bir gece en iyisi İnternette birilerini bulmalıyım diye düşünüp yatar. Düşünde karısının adına olan ünlü bir firmada iş adamı, altında lüks arabalar, birbirinden güzel sekreterler, peşinden sayısız kadınlar dolaştığını görür. Daha çok şeyler yaşamak için de, derhal üç aylığına izine ayrılır. Doğru Mallorca otellerinden altı yıldızlı bir otelden yer ayırtır. Plajda bir sürü kadınlar arsında kendini bulunca, başlar kuma gömülerek, otellerde, diskotekler de, içki içip, dans edip, rakkase oynatıp, göğüslerine para takıp, şampanya patlatarak keyif çıkarmaya.
O güzelim tatilinin üstünde yedi ay geçmişti. Kendini işine vermiş, sekreterleriyle, telefon edenlerle yetinip gidiyordu. Ama bir gün firmasının önünde 60?70 kadının kendisinden hamile olduklarını bağırdıklarını duyunca, başını yumruklayarak, aman Marta duyarsa firmayı kapatır. İş de bulamam. Mahvoldum. Mahvoldum diye bağırarak gene uyanır.
Kadın ayarlama işinden de korkan Peter, bu defa rehber olursam elimi sıcaktan soğu vurmadan iyi para kazanırım hayâllerine daldığı günlerin bir gecesi, rehber olarak bir turizm firmasında işe başlamış olur.
İlk iş günü otobüsle Rusya' da Çar'ların sarayını tanıtmaya başlamıştı ki, Çeçen militanları tarafından kalabalığa bomba saldırısı uygulanır. Ortalık karışıp da bütün yabancılar gözaltın alındığında, Peter kendimi çok kültürlü gösterirsem bırakırlar umuduyla, yirmi dil bilen bir tercüman olduğunu söyler. Bunun üzerine Rus polisleri bu kadar dili bilse bilse ancak ajanlar bilir diye kelepçeyi vurdukları gibi doğru Sibirya'nın Gulak hapishanesine postalarlar.
Sibirya'nın kışında eline bir balta verip odun kestirmeye yolladıkları bir gün karşısına dev gibi bir ayı çıkar. Azrail'den daha çok ayıdan korkan Peter, kulunuz köleniz olayım. Çabuk bir kalaşnikof getirin. Yoksa ayı beni parçalayacakkkk diye çığlık çığlığa uyandığında, bundan sonra her gece güzel hayâller yatıp te, kötü düş görmektense, yarından itibaren ne iş bulursam yapacağım der ve gider bir çiftlikte çobanlığa başlar.