Son Yaz
Üniversiteye başladığımda içimde çok güzel şeyler olacak diye bir his vardı. Okulum başka bir şehirde olduğu için ilk yılımda yurtta kalacaktım. ilk yarı bittikten sonra tatil için İstanbul a gelmiştim. Oradayken tanıştığım bir arkadaşımdan bahsettim aileme onunla ayrı eve çıkacağımızı söyledim ailemde bana iyi tanımadan ortak iş yapmayın ikinizde birbirinizi tam tanıyor musunuz ne çabuk kaynaştınız böyle dediler ama nafile ben Orhan ile çok samimi olmuştum. Neredeyse benim ikizim gibiydi ikimizde aynı şeylerden hoşlanıyorduk kafalarımız aynı idi Orhan da zaten bu sebeple tatile gitmedi üniversite okuduğumuz ilde kalıp ikimize uygun bir ev bulacaktı. Tekrar okula döndüğümde Orhan her şeyi ayarlamıştı bile eşyalı 2 oda bir salon bir ev bulmuştu. Sadece şahsi eşyalarımızı alıp taşınmak kalmıştı.
Yeni evimizde her şey gayet güzeldi kimse kimsenin odasına izinsiz girmeyecek kimse kimseye sormadan eşyalarını karıştırmayacak ve eve arkadaş davet ederken diğer arkadaşa da sorulacak. Bu şekilde bi anlaşma yapıp birbirimiz kırmadan yaşıyorduk. İlk yılımız bitti bütün derslerimi geçtiğim için hiç sorunum yoktu tatil beni bekliyordu. Bir akşam yemek yerken Orhan bana bir teklif sundu daha doğrusu durumu iyi olmadığı için yazın burada kalıp bir iş bulup çalışması gerektiğini söyledi benimde onunla kalmam için ısrar etti. Aslında çalışmasam da olurdu ama arkadaşımı bu şekilde bırakıp gitmek hiç içime sinmedi ailemi aradım ve bu yaz burada kalıp çalışacağımı söyledim onlar ilk başta istemediler ama ben kararımı vermiştim. Yaz geldi arkadaşlarımızla vedalaştık ayrıldık birinci senemiz bitmişti. Her şey çok iyi gidiyordu ve bir cafe de işte bulmuştum çalışıyor ve para da kazanıyordum. Orhan hala iş bulamamıştı her sabah benimle birlikte evden çıkıyor ve iş arıyordu akşamda evde tv izlerken buluyordum yüzüme bakıp
- yok kanka yine bulamadım diyordu bende kalbi kırılmasın diye
- sıkma kendini kardeşim bulursun elbet diye rahatlatmaya çalışıyordum.
Derken bir akşam eve geldiğimde (hava kararmış) bütün ışıklar sönük vaziyette içeri girdim Orhanın odasından güçlü bir ışık çıkıyor kapı amerikan kapı olduğu için kapının altından görüyordum sanki içeri de yüksek watt bir spot lamba yanıyor gibiydi dikkatlice bakınca duman çıktığını da fark ettim hemen ışıkları açıp Orhan Orhan diye bir kaç kere bağırdım. korkmuştum da ne yapacağımı şaşırdım ışık söndü duman kayboldu kapıya vurdum açmaya çalıştım ama kilitliydi sonra Orhan kapıyı açtı.
-ne oluyor olm sana ne bağırıp duruyosun uykumun içine ettin uykudan yeni uyanmış gibiydi -kardeşim odandan ışık çıkıyordu dumanlar falan yükseliyordu merak ettim seni -Ne ışığı ne dumanı iyi misin sen -açsana kapıyı olm bi yermi yanıyo bakalım belki farkında olmadan sigaranı falan bıraktın bir yerde -paramı var sanki sigarayı nereden bulayım hadi yat yat
Peki dedim geçtim odama yattım.Ama uyuyamıyorum çünkü eminim ışığıda dumanı da gördüm.Sabaha kadar uyuyamadım merakımı gideremiyordum.Sabah oldu işe gitmek için evden çıkarken orhanı gördüm yeni uyanmış iş aramak için dışarı çıkacagım bu gün yine dua et bulayım dedi bende inşallah bulursun hadi eywallah diyip çıktım evden.Yolda işe giderken iş yerinde çalışırken hep aklımda sadece o oda vardı başka bişey yoktu.Akşam oldu yine iş bitti ve evin yolunu tutmaya başladım ışıklar yine sönüktü ellerim titrüyordu kapıyı açarken ve yine aynı şey. hemen odama koştum ışıkları açtım bilgisayarımı açtım kapımı kilitleyip kulaklığımdan yüksek sesle müzik dinlemeye başladım kapıya bakamıyordum bile bir anda kapının titrediğini farkettim kulaklığımı çıkarttım orhan içerden bana sesleniyordu.
-Ahmet ahmet duymuyormusun beni açsana kapıyı -orhan sen misin -Başka kim olacak benim tabiki -gel içeri -Ne oldu? yüzün bembeyaz -Orhan sen o odada ne yapıyorsun allah aşkına -Bişey yapmıyorum olm gel bakalım istersen
Odaya girdik yine hiç birşey yoktu herşey olması gerektiği gibiydi ama benim içimi kemiriyordu bu oda da bişiler oluyor ve orhan bunu bana söylemiyor du. Gelsene dedim seninle bişeyler konuşalım.Birlikte salona geçtik ve ona yazın bana burda kal diyen sendin çalışalım dedin ama çalışan benim kardeş sen neden çalışmıyorsun hiç mi iş bulamadın bunca zamandır 3 hafta oldu neredeyse.v.s.
beni dinledikten sonra ayağa kalktı doğru söylüyorsun kardeşim o zaman yatalım hemen sende uykusuz kalma yarın erkenden kalkıp bir iş bulacagım dedi. Yattık tabi ben yine uykusuz kaldım.Sabah benden önce kalkıp kahvaltıyı hazırlamıştı.Benide uyandırdı ve birlikte kahvaltı yaptık vedalaşıp evden çıktık.İş yerine vardığımda şefe söylediğim ilk şey bu gün bana yarım saat müsade edermisin abi bir yere gitmrm gerek oldu tabi oda sağolsun izin verdi.Öğlen oldu şefe hatırlatıp çıktım Doğruca eve gidip odaya gireceğim ne oluyor orda ögrenmem lazım.Eve gittim orhan evde yok doğruca odasına girdim her tarafa baktım bişi yok kafamı yatagın alltına doğru uzattım belki 50-50 adet mum ve bir tanede kolye vardı kolyeye doğru uzanıp elime aldım içine resim konan kolyelerden di açtım.
Orhan kendi resmini koymuş kolyeye kim kolyesine kendi resmini koyarki sonradan fark ettim ki resimde orhanın gözleri yok gözlerinin olduğu yeri kesmiş yerine nazar boncuğu gibi iki tane boncuk koymuş.Ne saçma adam aptal aptal işler peşinde koşuyo dedim içimden sonra aldığım şeklde kolyeyi yerine bıraktım evden çıktım.
Akşam eve geldim orhan kapıda beni bekliyordu yakama yapıştı. Neden girdin benim odama neden eşyalarıma dokunuyorsun hani izin almadan kimse kimsenin eşyalarına karışmayacaktıbu nedemek oluyo açıkla hemen. dondum kaldım cevap veremedim hiç bir şeyin yeri değişmemişti herşeyi oldugu gibi bırakmıştım.içimden kim söyledi diye sormak geçerken o bana cevabını verdi. Bana söylerler bundan sonra sakın benim odam benden izinsiz girme. O an aklımdan polisi aramak geçti arkasına döndü ve dedi ki -Ne diyeceksin polise ben arkadaşımın odasına izinsiz girdim oda beni tehdit etti mi diyeceksin?
artık düşünemiyordum bile çaresiz odama geçtim ve yatagıma yattım bir an önce uyumaktı tek istediğim başka hiç bişi istemiyordum.Uykuya yeni dalmıştım bi anda kapı açıldı karşımda orhan arkasında yine o spot lambası gibi ışık ve etrafından dumanar çıkıyordu dumanlara doğru baktım ayakları tersti yüzüne baktım yine gözlerinde nazar boncuğu gibi boncuklar vardı bağırmaya başladım derken uyanmışım kabusmuş dedim kendi kendime sonra odanın kapısının açık oldugunu farkettim su içmek için mutfaga gitmem gerekiyordu oda koridorun sonunda idi koridorun sol tarafı salon diğer tarafta ise orhanın odası vardı koridorun sonunda mutfak ve koridorun lambasıda mutfak tarafında idi Cesaretimi toplayıp koşarak diğer tarafa geçtim ışığı açtım suyumu içtim ve bir de sürahi aldım yanıma ışığı kapatır kapatmaz koşarak kendi odama doğru koştum tekrar kapımı kapatım yatağıma yattım ışığımı kapatamıyorum çünkü korkuyorum.Gözlerim tavana dikik vaziyette sabah ettim işe gidemedim çünkü uykusuzdum Şefi arayıp hasta olduğumu bu gün gelemeyeceğimi söyledim oda sağolsun kırmadı beni izin verdi. Öğlene doğru tekrar uyuya kalmışım bi anda kapı açılldı ve orhan yine içeri girdi kardeşim kusura bakma izinsiz girdim ama dedi rüyamı gerçekmi diye düşünürken yine aynı ben daha sormadan cevabını verdi.
Rüya değil kardeş gerçek. Artık iyice korkmuştum o ne derse yapacaktım yemek hazırladım gel yemek yiyelim dedi. Elini uzattı kalkıp elimi yüzümü yıkadım masaya oturdum yemeye başladık düşünmek istemiyordum çünkü ne düşünsen ona söylemişim gibi cevap veriyordu.dayanamadım ve ona doğru dönüp tam bişiler söyleyecekken..
- Sana gösterecegim hemde bu akşam. dedi
Tamam dedim akşamı beklemeye başladım tv izledim duş aldım vaktin geçmesi için herşeyi yapıyordum derken odasından çıkıp yanıma geldi içeride asla ben bişey demeden konuşmayacaksın ben sana söyleyince konuş dedi ve sakın sağa sola dönüp bakma hareket dahi edeyim deme dedi kabul ettim nasıl ettim neden ettim bilmiyorum çok ikna ediciydi sanki gözleri ile beni etkisi altına almıştı odaya geçtik heryer karanlıktı sadece mumlar yanıktı yan yana oturduk gözlerini kapat ve sakın konuşma dedi kapattım tabiki o ne isterse onu yapacagım.
Bir anda oda ısınmaya başladı sıkıntı,korku,sıcak ve gözlerim kapalı ve yanımda gözlerimi kapattıgımdan beri hiç susmadan fısır fısır bişeyler okuyan bi arkadaşım var bir anda dur diye bagırdı öyle bir irkildim ki aklımıı oynatacaktım.Hayır olmaz diye bagırdı tekrar ben iyice korkmaya başladım hayır ışığı kapatma hemen aç ışıgı diye bağırdı bende bana söylüyor sandım gözlerimi açıp ayağa kalktım ve ışığı açtım orhan bir anda sağına soluna baktı ben ayakta orhana bakarken bir anda gözlerini bana doğru dikti bir katil gibi bakıyordu bana ayağa kalktı -Ne yapıyorsun sen ne yaptın sen -Işığı aç dedin açtım -Sana mı dedim hem sen neden dikkat etmiyorsun sağına soluna oğlumun kolounu kırdın..
Duyduklarıma inanamıyordum sabah olmasını beklemeden eşyalarımı aldım evi terkettim doğru eve gidecektim ailemin yanına yolda aradım yaz olduğu için onlarda köye gitmişler.önce istanbula ordanda ailemin yanına memleketime gidecektim. Öylede yaptım ama yol boyunca bir kere bile gözlerimi kapatamadım.
Yolculuk bitti ve köye vardım.. Köye vardığımda bütün aile bireylerine neler olduğunu en başından anlattım dedem bu konulara biraz daha yatkın olduğu için çok güzel sorular soruyordu babam inanmazdı böyle şeylere derken dedem gel seninle bi hocaya gidelim bir de o dinlesin seni dedi bende ne hocası psikoloğa falan gidelim dedikçe illede hoca dediler kırılmasınlar diye gidelim dedik
Küçük klübe bile denmez derme çatma bir baraka kapının önüne yaklaştık dedem kapıyı açtı selam verdi arkasından ben içeri doğru baktım hoca ile göz göze geldik..Bir anda bağırmaya başladı gelmee çık git burdan girme içeri şeytaaann
Adam resmen bizi kovdu dedemim başı önde yürüyüşü beni çok üzmüştü ama elimden bişeyde gelmiyorduki hemde köy yerinde idik.Eve gittik tekrar akşam olmuştu toplu bir yemek faslının ardından çaylar içildi ve yatma vakti gelmişti 3 katlıbir evdi köydeki evimiz en alt katında hayvamlar vardı bir üstünde dedemler yaşıyordu bir üst katında ise biz yada amcamlar kim giderse köye onlar kalıyordu annem ile babam yani bende havanın güzelliği ve kapalı mekandan kaçma bahanesi ile çatıya çıkıp orda yatmaya karar verdim.tam saat 2:30 civarı çatıya doğru ayak sesleri duyuyordum gözlerim çatıya çıkan merdivenlerde idi acaba bizden birimi diye merak ediyor ve aynı zamanda da korkuyordum.
Yorganı kafama çektim 10 saniye bekledikten sonra tekrar açtım..Orhan karşımda o masmavi gözleri ile bana bakıyor aynı neden oğlumun kolunu kırdın der gibi ve spot ışığı duman allahım bağırmaya başladım derken uyandım..Karşımda dedem ağlıyor babam elimi tutmuş annem babaanneme sarılmış birlikte ağlıyorlar sabaha kadar uyumadık sabah dedem bu gün aşşagı köyde bir hoca daha var diyorlar oraya gidelim dedi
Artık ne olursa olsun deim hiç fark etmezdi kurtulmak istiyordum bu illetten Sabah oldu dedem ile birlikte çıktık yola 2 saatlik bir yoldu gittiğimiz yol bozuk olduğu için uzun sürmüştü yoksa kısa bir mesafede varmış aslında eve vardığımızda bizi bir kız karşıladı hoş geldini dedi babamda sizi bekliyordu buyrun.
içeri buyur edildikten sonra yaşlı nur yüzlü biri çıktı karşıma buyrun dedi bizi bir odaya buyur etti bir leğen vardı ortada kenarında değişik desenli ve renkli taşlar falan içeri girdik oturduk bir anda nur yüzlü adamın suratındaki ifade değişti bana öyle bir bakıyordu ki sanki tüm insanlığın sonunu getirecek bişey yapmışım gibi..
pantolonunu cıkar dedi bana hiç soru sormadan çıkardım kızım sen çık dedi kızı peki babacım diyerek dışarı çıktı herhalde boxerınıda çıkar diyecek sandım ama sadece coraplarını çıkar ve ayaklarını suya sok dedi dediklerini harfiyen yapıyordum suya adım atar atmaz su bir anda bulanıklaşmaya başladı neler olduğunu anlamaya çalışırken suya doğru bişeyler okuyup üflemeye başladı okuyup üflediği yer berraklaşıyor sonra yine bulanıklaşıyordu.çık hemen sudan dedi ve beni itti üzerini giyin ve dışarıda bekle dedi..giyinip dışarı çıktım.
!0 dakika sonra dedem peşimden çıktı başı öndeydi elinde ise bir bıçak vardı arabaya bindik tek bir kelime bile etmedi sadece ben çok mu kötüymüş dedim oda bana en kötüsü dedi..
Eve vardığımızda bizimkiler çoktan eşyalarını toplamışlardı tabi bu halde dedem bile olsa evinde tutmak istemezdi.Son kez salonda toplandık ve dedem bıçagı bana doğru uzattı artık sende bu bıçakla ondan kurtulabilirsin dedi bunu kullan sen yapacaksın başkası olmaz diye yineledi..
İstanbula döndük o gece uyumayacaktık annem babam ben salonda oturuyorduk derken o kadar yorgunluğun üzerine uyuya kalmışız yine aynı saat 2:30 yine aynı rüya çığlıklar içinde uyandım babam ne yaptın diye sordu bişey yapamadım dedim bıçağın nerde diye sordu o acele ve kargaşanın içinde arabada unuttuğumu farkettim.babam siz burada durun ben alıp geleyim dedim annem ile sarılıp koltugun bir köşesinde oturmaya başladık babam 10 dakika geçmesine ragmen gelmedi bulamadı herhalde dedik annemle konuşup aşşagı babama bakmaya ineceğim dedim oda beni yanlız bırakma birlikte inip bakalım dedi..
Kol kola aşşagı indik babam ortalarda yoktu baktım arabanın içinde oturmuş ağlıyor yanına gittik kapıyı açmaya çaılıştım ama kilitli idi cama vurdum bana baktı gözlerini sildi kapıyı açtı bana sarıldı ne oldu baba dedim..
Aşşagı bıçagı almaya iniyordum apartman kapısının önünde yaşlı bir kadın çıktı karşıma evladım bir bardak su verirmisin dedi bende arabada olacaktı teyze hemen getireyim dedim kolumdan tuttu beni kendine doğru çevirdi
oğluma karşılık oğlun dedi elinde de bıçak vardı bir anda arabaya baktım sonra tekrar geri döndüm ama yoktu..
o an anlamıştım herşey bitti babamın elindeki bıçak kalbime saplanmıştı çoktan bana sarılıp ağlarken çoktan öldürmüştü aslında beni..
Önceki hikayede olduğu gibi bunda da imla hatalarına takılmazsanız çok sevinirim :)