Üçü Bir Arada
Bir Hegemonyalı, bir Karamarkunya'lı, bir de Sinebirzenyalı bir benzincide bir araya gelmişler. Bakmışlar etrafa benzinciden bir şeyler alalım demişler önce, arabalarının depoları dolarken... Birer tane neskafe alalım her birimiz demişler, bakmışlar neskafe çok pahalı. Bir iki tane kek alalım da yiyelim demişler, o da çok pahalı, olmadı bir ufak su alalım demişler, ufacık su markette yedi lira benzincide yirmi lira, hadi ondanda vaz geçmişler...
Kasiyerin yanına gidip bari bazı şeyleri protesto edelim demişler dönmüşler kasiyere ''Yahu kardeşim sizde neden her şey bu kadar pahalı, ahanda şurada üç harflilerden CİM market var bak, orada bir su altı yedi lira, sende neden yirmi lira? Bir tane kek CİM markette on lira sizde niye otuz lira? Bizi mi kekliyorsunuz?'' demiş. Kasiyer de ne cevap versin şimdi? Kasiyer ''Bizde böyle abi yersen revani yemezsen tulumba.'' demiş. Bunun üzerine içlerinden Sinebirzenyalı olanı ''Yemiyoruz, hani tulumba o zaman ver bakalım da hüpletelim.'' demiş... Şaşırmış kasiyer aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık, ikisinin ortasına tükürsen hiç bir halt yok durumlarına gelmiş... Cevap verememiş...
Hegemonyalı da olaya müdahil olmuş kıyısından köşesinden ''Kardeşim bak mazot alıyoruz dünya kadar üç beş bin lira para veriyoruz bir kuruş indirim yapmıyorsunuz. Ne ayaksınız siz ?'' demiş... Kasiyer hemen acil telefondan patronu aramış ve patrona ''Burada üç tane adam var patron birisi bana yani aslında bana değil de bize hatta size ne ayaksınız siz diyor, ben ona ne diyeyim?''
Patronun bir anda kafasında şimşekler çakmış kasiyere dönmüş ve ''Bizde ki ayaklar koktu o yüzden ayak yapmayı seneler önce bıraktık, ayak yok dayak var de sen onlara.'' demiş ve telefonu kapatmış.. Tabi karşısındaki adamlar üç kişi ve de izbandut gibi, kasiyer şimdi onlara dalaşsa kesin sopa yerim diye düşünüp vazgeçiyor... Kendisi de dayak yemekten korktuğu için adamlara patronun söylediklerinin hiç birini söyleyemiyor...
Bu arada da benzincide ki televizyon kanallarında Makrohırt ile Acemoğlan arasında ki savaşın kızıştığından dem vuruluyor. Önce Hegemonyalı, Makrohırt'a kallavi bir küfür ediyor. Sonra Karamarkunyalı Makrohırt'ın yedi sülalesine saydırıyor. Ondan sonrada Sinebirzenyalı onlardan aşağıda kalmadan küfürlerini Makrohırta boca ediyor sonrada ekliyor ''Küfrün adını bir de günah koymuşlar bu Makrohırta küfür etmeyip de ne yapacağız?'' diye konuyu bağlıyor.
Neticede bir Hegemonyalı, bir Karamarkunyalı, bir de Sinebirzenyalı oradan çıkıp yanda ki CİM Markete gidip istediklerini daha ucuza oradan alıyorlar... Tabi bu arada depolarını da doldurmuş oluyorlar. Pompacıya kredi kartları verip hesabı da ödedikten sonra. Tizmiriskene doğru yola çıkıyorlar. Ama hala bendeniz bunu düşünüyorum. Ne düşünüyorum diye soruyorsanız bu adamlar yani üç benzemez adam bir Hegemonyalı, bir Karamarkunyalı, bir de Sinebirzenyalı nasıl bir araya geldi de sonra Tizmiriskene gitmeye karar verdiler... Hayret yahu! Hadi Tizmiriskene gittin de orada nerede kalacaksın? Var mı tanıdık eş dost orada? İçlerinden Hegemonyalı olanı tarihe geçecek veciz cümleyi söylüyor ''Siz siz olun benzincilerin marketleri tarafından öpülmemek için tedbirli olun.''