Uyuyan Sınıf 10.Bölüm

UYUYAN SINIF

Sınıfta kalanların değil hayatta kalanların sınıfı

10.BÖLÜM

YAZAN:OĞUZ BATIN

Cumhuriyet Lisesi’nin o meşhur sınıfı, yani “Uyuyan Sınıf”, yeni yıla girmenin heyecanını yaşıyordu. Birkaç ay öncesine kadar disiplin sorunlarıyla adını duyurmuş olan bu sınıf, şimdi farklı bir telaş içindeydi. Çünkü bu yıl ilk defa kendi aralarında bir yılbaşı çekilişi düzenlemişlerdi. Çekilişi organize eden kişi, sınıf öğretmenleri olan Edebiyat Öğretmeni Mesut Bey olmuştu. Mesut Öğretmen, disiplinle beraber neşeyi de sınıfa taşımaya çalışıyor, onların sadece derslerde değil, sosyal etkinliklerde de gelişmesini istiyordu.
Tahtaya kocaman harflerle “YILBAŞI ÇEKİLİŞİ – 2 OCAK” yazmış, her öğrencinin küçük kâğıtlara isimlerini yazıp kutuya atmasını sağlamıştı. Çekilişin sonuçları bir hafta önceden belli olmuştu ama herkes hediyesini gizli tutmuştu. O gün geldiğinde sınıfta gizemli bir heyecan vardı. Herkes birbirine bakıyor, acaba kime hediye alındığını tahmin etmeye çalışıyordu.

2 Ocak sabahı sınıf rengârenk bir görüntüye bürünmüştü. Masaların üzerinde paketlenmiş hediyeler vardı; kimisi kırmızı kurdeleyle süslenmiş, kimisi basit bir poşete konmuştu. Ama herkesin yüzünde aynı merak ve heyecan vardı. Mesut Öğretmen, sınıfa girdiğinde gözlüğünü düzelterek gülümseyip,
— “Evet çocuklar, işte beklenen gün geldi. Bu yılbaşını birlikte kutlayacağız. Unutmayın, hediyenin büyüğü küçüğü olmaz, önemli olan içtenliğidir.” dedi.
Öğrenciler alkışladı. Sınıfta bir uğultu başladı. İlk hediyeyi kimin vereceğini belirlemek için Mesut Öğretmen küçük bir kura çekti. Kura Elif’e çıktı. Elif ayağa kalkarken elleri titriyordu. Çantasından küçük, yeşil kâğıda sarılmış bir kutu çıkardı.
— “Benim hediyem… Arda’ya!” dedi.
Arda şaşkınlıkla ayağa kalktı. Hediyeyi aldı, teşekkür etti. Paketi açtığında içinden bir hikâye kitabı çıktı. Gözleri parladı.
— “Çok teşekkür ederim Elif, tam bana göre bir hediye olmuş!” dedi.

Hediyeler birer birer sahiplerine ulaşıyordu. Kimisi kalemlik, kimisi defter, kimisi de atkı almıştı. Herkesin yüzünde gülümseme vardı. Ancak en çok merak edilen, Mesut Öğretmen’in kime hediye aldığıydı. Sıra ona gelince bütün sınıf sustu. Mesut Öğretmen gülümseyerek çantasından küçük bir kutu çıkardı.
— “Ben de bu çekilişe katıldım. Ve benim hediyem… Melis’e gidiyor.” dedi.
Melis heyecanla kutuyu aldı. İçinden zarif bir kalem ve küçük bir defter çıktı. Defterin ilk sayfasına Mesut Öğretmen el yazısıyla şöyle yazmıştı:
“Her güzel düşünce, bir gün dünyayı değiştirebilir. Sen de yazmaktan vazgeçme.”
Melis’in gözleri doldu. “Teşekkür ederim hocam,” diyebildi sadece. Sınıf alkışlarla bu anı kutladı.

Sıra Arda’ya geldiğinde o da elindeki paketi çıkardı.
— “Benim hediyem… Uyuyan Sınıf’ın en sessiz kahramanı Ahmet’e.” dedi.
Ahmet şaşırarak hediyeyi aldı. İçinden bir satranç takımı çıktı. Ahmet gülümsedi, “Uzun zamandır istiyordum. Çok teşekkürler Arda.” dedi. Sınıf bir kez daha alkışlarla destek verdi.
Gün ilerledikçe sınıfta tatlı bir dayanışma havası oluştu. Hediye veren de alan da mutlu olmuştu. Kimi hediyeler basit ama anlamlıydı, kimi ise öğrencilerin birbirini düşündüğünü gösteriyordu. Mesut Öğretmen, öğrencilerini böyle mutlu görünce gurur duydu. Onların artık sadece ders değil, kalp birliği de kurduklarını hissediyordu.

Çekiliş bittikten sonra sınıf birlikte yeni yıl pastası kesti. Mesut Öğretmen pastayı keserken,
— “Sevgili çocuklar, yeni yıl hepinize sağlık, mutluluk ve başarı getirsin. Birlikte nice güzel günlere…” dedi.
Sınıf hep bir ağızdan, “Yeni yılınız kutlu olsun!” diye bağırdı. Kahkahalar, sohbetler, samimi dilekler sınıfı doldurdu.
O gün “Uyuyan Sınıf” için unutulmaz bir gündü. Çünkü o sınıfta sadece hediyeler değil, dostluklar da paylaşıldı. Artık onların adı sadece “Uyuyan Sınıf” değil, aynı zamanda “Gönlü Uyanık Sınıf” olmuştu. Yeni yıl, onlara yepyeni umutlarla merhaba diyordu.

01 Ocak 2026 3-4 dakika 10 öyküsü var.
Beğenenler (2)
Yorumlar