Uyuyan Sınıf 9.Bölüm

UYUYAN SINIF

Sınıfta kalanların değil hayatta kalanların sınıfı

9.BÖLÜM

YAZAN:OĞUZ BATIN

Cumhuriyet Lisesi’nin koridorlarında o günlerde garip bir hava esiyordu. Çünkü Uyuyan Sınıf’a yeni bir öğrenci katılmıştı: Tufan. Daha ilk gününden iri yarı cüssesiyle dikkat çekmiş, sert bakışlarıyla sınıftaki en yaramaz öğrencileri bile ürkütmüştü. Öğrenciler, onun yanından geçerken istemsizce başlarını eğiyor, kimse gözüne bakmaya cesaret edemiyordu.

Uyuyan Sınıf’ın şöhreti okulun her köşesine yayılmıştı, ama Tufan’ın gelişiyle işler farklı bir boyuta taşındı. Tufan, daha ilk haftasında sınıf arkadaşlarını yokladı. Kim zayıf, kim güçlü, kim korkak… Hepsini anlamıştı. Kısa sürede, sınıftan iki üç kişiyi yanına çekti. Onlara, “Birlik olursak okul bizim olur” diyerek güven aşıladı. O günden sonra okul koridorlarında yeni bir düzen başlamıştı.

Tufan ve ekibi teneffüslerde koridorun en kalabalık noktasına geçiyor, diğer öğrencilerden para ya da yiyecek istiyordu. Haraç vermek istemeyenler ise sert yumruklarla tehdit ediliyordu. Birkaç öğrenci bu durumdan şikâyetçi olmak istedi, ama Tufan’ın gözü kara hali onları susturuyordu. Uyuyan Sınıf’taki çocuklar bile Tufan’ın cesaretine şaşırıyor, kimi zaman gizliden gizliye ona hayranlık duyuyorlardı.

Ancak bu düzen uzun sürmedi. Okulun koridorlarında konuşulanlar kısa sürede Müdür Yardımcısı Duru Durak’ın kulağına gitti. Duru Hanım, sert disiplin anlayışıyla tanınan, taviz vermeyen bir idareciydi. Tufan’ın ismini duyduğunda şaşırmadı, fakat Uyuyan Sınıf’ın adının yine kötü anılmasına öfkelendi. “Bu sınıf zaten sabıkalı, bir de yeni gelenin işlediği suçlarla uğraşacağım öyle mi?” diye mırıldandı kendi kendine.

Ertesi sabah, teneffüs sırasında Tufan ve arkadaşları yine koridorun ortasında dikilmiş, birinci sınıf öğrencilerinden para istiyorlardı. Çocuklardan biri ağlamaya başladığında, arkadan sert bir ses duyuldu:
Tufan! Ne yapıyorsunuz siz burada?

Ses Duru Durak’a aitti. Koridordaki tüm öğrenciler sessizleşti. Tufan ilk kez yüzünde bir tedirginlik ifadesiyle başını çevirdi. Yanındaki iki çocuk hemen geri çekildi, ama Tufan aldırmaz bir tavır takındı.
— Biz sadece şakalaşıyorduk hocam, dedi.

Duru Hanım kaşlarını çattı.
— Şaka mı? Çocuğun gözyaşlarını görüyorum. Hadi odama! Hepiniz!

O gün öğleye kadar süren soruşturmada Tufan’ın yaptıkları bir bir ortaya döküldü. Daha önce korkudan konuşamayan öğrenciler, Duru Hanım’ın yanında cesaret buldu ve olan biteni anlattı. Hatta birkaç öğrenci kollarındaki morlukları gösterdi.

Sonunda karar verildi. Tufan ve üç arkadaşı, bir hafta uzaklaştırma cezası alacaktı. Ceza haberi, okulda deprem etkisi yarattı. Uyuyan Sınıf’ın diğer üyeleri bile sessizliğe büründü. Tufan ise başını öne eğerek kararı dinledi, ama gözlerinde hâlâ inatçı bir parıltı vardı.

Ceza süresince Tufan çok düşündü. İlk defa karşısında boyun eğmeyen bir otoriteyle karşılaşmıştı. Uyuyan Sınıf’a dönünce eski gücünü koruyabilecek miydi? Yoksa herkesin gözünde artık sıradan bir öğrenciye mi dönüşecekti?

Dönüş günü geldiğinde, sınıfta gözler ona çevrildi. Herkes onun ne yapacağını merak ediyordu. Tufan ağır adımlarla sırasına oturdu. Bu kez tehditkâr bakışları yoktu. Sanki cezadan çok, yaşadığı yalnızlık ona ders olmuştu. Uyuyan Sınıf sessizce derse devam etti. Belki de ilk kez, Tufan bile sınıfta uyum sağlamak zorunda kalmıştı.

Ama bir şey kesindi: Uyuyan Sınıf’ın tarihi, Tufan’ın gelişiyle bir daha asla eskisi gibi olmayacaktı.

01 Aralık 2025 3-4 dakika 9 öyküsü var.
Yorumlar