Ağıt Sancısı/susuzluk
Ölüm kustu topraklarım...
Ellerinde kuruttuğun zeytin dallarının vebalinden sebeplenip
Azap yağdı gözlerinden...
Kanım hiç akmadı.
Dağlarının yamacından fısıldayan rüzgâr silkeledi ruhunu
Sesime gel
Sesime
Ses
Sesin İsrafil den feyizli sur üflemesi oldu kulaklarda...
Rahmet umduğun ellerimi kıyama hazırladım karanlığında;
Adı kendinden büyük
Gölgesi güneşe isyankâr
Sevdası içler acısı bir ömür yazıldı alnına
Dudaklarım suya hiç kanmadı...
Kerbela yangınından yana düştü feryadın,
Sırtına vurduğun zincir ben
Etini kestiğin bıçak efkâr
Diline dolanan ağıt adım,
Kara yaşmaklar hiç düşmedi alnından
/Hâlbuki kimse bilmez güneşten aydınlıktır alnın./
Ötesinde bir çukur
Ötesinde bir yar
Ötesinde bir vuslat
Ötesinde yüreğinde bir har
Lakin gözlerin
Şehrin ihtilallerde düşmüş son kapısında kalan
O son bakışı yakalar.
Kasım'2009 Aydın...