Tenhada Bir Can
Bir çocuk yalın ayak,
Elinde beyaz bir kağıt,
Bir öksürük nöbeti,
Bir nefes daha hayattan.
Sürgün bir yaşamla ölüm arası;
Sığmadı zamana yaşamak isterken.
Akıl puslu, akıl deli.
Ölmek için çok genç,
Yaşamak için ihtiyar gibi.
Zemheri geceler geçerken ömründen,
Sıtmaya tutulmuş bir dal gibi...
Arafta bir gölge, tenhada bir can;
Ne toprağa düşer,
Ne gökyüzüne hayran.
Oysa kuruyordu dalları;
Yaprak donuk, bahçe ölgün...
Eğiyordu başını sessizce,
Yasaktı tüm güzellikler;
Tek güzellik kendisiydi.
Adı yoktu bu yalnızlığın,
Ne bir zamanı, ne bir mekânı...
Usulca okşardı ölüm tenini;
Hâlâ acıyan yaraları vardı,
Hâlâ yarım kalmış düşleri.
Akıl puslu, akıl deli;
Yaktı bütün anıları,
Savurdu küllerini.

