Akrostij
Ansızın dünya karardı, semadan süzüldü yıldızlar, ay saklandı yüreğimin orta yerine
Razı olmadığım bir kaderi yaşamaya mahkûm ettiler beni sanki bütün insanlar
Zavallı demeye başladılar
Uçsuz bucaksız bir coğrafyada yalnız başınayım gidiyorum nereye gittiğimi bilmeden
Kanatsız bir kuş gibi uçmayı özledim farklı ufuklara
Acısı dinmiyor yediğim kurşunların arkamdan
Rüzgâr bile beni alıp götürmüyor
Atamadığım tek düşüncesin kafamdan
Canımı sıkıyor sensiz yaptığım her şey
Ağlamaların bilene tadı yok sen yanımda olmadan..
Bugün yine kimse yok yanımda,
Ellerimde bir bedenin sıcaklığı bilene yok, sen yoksun kollarımın arasında
Lütfen ağlama diyen biride yok, hak ettin sen dercesine
Kumlara yalın ayak basıyorum ayak izlerimde seni görüyorum
İnatlaşmış benle geceler uyutmuyorlar, sana arzuyu getirdik diyorlar
Her sabah ama yine aynı hüzün ben uykusuz, ben sensiz...
Atıyorum bazen bir parça içimden dışarıya, bu hastalık her gün daha da ilerliyor.
Tek gerçektin ellerimde tuttuğum ve de
Islattığım gözlerimde
Rakibi olmayan tek canlı varlık içimde derinlerde...
Anlatamadı bu yürek sana derdini, bense istedim ol çare
Lakin bilemedim sevgiye benim kadar aç olduğunu
Anlayamadım yüreğindeki benim kaç kırat olduğunu
Rahatsız etmek istemedim sen beni severken, sessizliği sevdi kalbimin seni
Uzaklarda sın şimdi hem de çok uzaklarda, bensiz bir kara parçasında
Nefes alışını duyamayınca yanı başımda bükülüyor içimde bir şeyler
Uslanmış bedenim üşüyor her dakika yalnızlığının soğuğunda titrer
Tut şu elimi diyemiyor dudaklarım
Unuttum seni demek haram gibi geliyor
Lügat da karşılığı yok içimde kopan anların...
Uzanıp hayaline sarılıp ağlamak tek yaptığım
Polis beni arıyor dışarıda, seni üzmek en büyük günahım.
Gitme, kal yanımda öpeyim biraz daha seni, diyemedim sana
İntikamı aşkının bu kadar acı gelecekti nerden bilebilirdim ki bana
Duruyorum bazen kuytu bir birahanenin önünde
Ellerim uzanıyor yasaklara, dur diyorsun bana bu çare değil geçmişi silmeye
Canım acıyarak yola devam ediyorum
En sonunda varıyorum bir lokantaya
Karşımda sen yoksun neye yarar indirdiğim lokmalar boğazıma
Belki otobüsten inersin diye oturup bekliyorum öğrenci yurdu durağında
Elbette ki gelmeyeceksin ama gel sen anlat bunu bana
Lüzumsuz işlerin adamı oldum bu şehirde, oksijen yetmiyor havada
Karanlık kalmış odanı görmek için her gece evine gidiyorum
İstiyorum ki bir ışık yansın girip içeri geleyim yanına
Bana sarılmanı istiyorum ben geldim diyerek
Umutlar içimi acıtıyor şiirlerim artık can yakıyor
Sen varsın okuduğum kitabın her satırında..
Ellerim üşüdüğünde ellerimi ısıtan bir el yok artık yorganımın altında
Ve de ayaklarını ayaklarımın arasına alıp sarılacağım bir beden
Gittin ama ben seni severken...
İnatlaştı şerefsiz bedenim kendimle
Latifedir dedi ama değildi
Erkenden kalktım sabahında ayrılığımızın telefonumda yoktu bir mesaj senden gelen
Rahatsız oldu yüreğim sensiz ilk gecesinde
Yok oldum sanki Malatya dan sen benden gittin gideli
Ortalık karıştı hayatımda,
Korktum seni göremeyeceğim fikri aklımı kemirdiğinde.
Okulumun yolu cehenneme giden bir yol oldu sanki bana
Lütfen al beni yanına diye yalvarır odum Allah'a
Utanıyorum seni arayıp gel demeye
Perişan hayatımı toparla git diyemiyorum sevdiğim tek kişiye
Enkaz altında kaldım çıkamıyorum üzerimde ağır bir yük var
Razıyım senin mutlu olmana yeter ki olmasın başka birisi sana yar..
İzleri hala derimde bu aşkın açtığı yaraların
Yarama tuz basıyor sanki senin yanımda olmayışların
Edecek dua kalmadı Rab'e ne yüzle çıkacağım karşısına
Cefasını çekmeye razı Mert her şeyin kavuşamadıktan sonra Arzusuna
Ebediyete intikal etmek istiyorum artık kavuşamadıktan sonra sana..
Kelimeler yetmiyor duygularımı anlatırken
Anlamını yitirdi tüm cümleler, sensiz cümle bilene kuramıyorum
Mademki bu kadar sevdim neden seni üzdüm anlayamıyorum
Ardından söylenecek tek bir kötü şey bulamıyorum.
Şu fani dünyaya sanki sadece seni sevmek için yollanmışım
Uğrayıp gitmişsin bana hadi görevini yapamadın elveda demişçesine
Nükseden yalnızlığım yapıştı yakama beni ahirete süreklercesine
Umudum kalmadı artık her gün biraz daha benden göç ediyor ben
Uzaklaşıyorum her şeyden
Namım kalacak meçhul, sevdalara yol oldum gidiyorum artık
Umursamaz tavırlara büründüm terk ediyorum yaşamayı
Toprağa tohum olmak istiyorum artık aşkım senin için açsın her yerde
Mevsimler boyu yeşil kalayım, sonbahar yaşatmayayım sana gönlünde
Açayım kapalı kapıları sana, kilitli kalma
Ben seni ağlattım bundan sonra hüzünle karşılaşma..
Uğrasın sana tüm güzellikler, kapını çalsın her gün biz geldik diye...
Kalemler den güzel sözler dökülsün, sönmesin gözlerine ışık tutan mutluluklar
Arzuyu ben sevdim, duysun istiyorum sadece sevdiğini sanan insanlar
Lazım değil bana sensiz uzun bir hayat nede sensiz bir servet
Patika yollarda yalın ayak dolaşırken sevdim ben seni...
Sevdim ama yüzsüzdü seni severken yüreğim
Olmadı çıkartamadın sen yaşatamadığım aşkın tadını
Nedendir terk edişleri sevgililerin, nedendir sebebi üzülmelerin
Senin sevgime sahip çıkmadım, sahibini ısıran düşman bir köpek gibi ısırdı dişlerim
Unutman tek temennim Allah'tan sızısını yaşadığın acıların
Zor olduğunu bilmezdim bu kadar acı olacağını çekilen sancıların
Arzusuna kavuşamayan bir insan meğerse en sefiliymiş dünyanın
Derdim ki hep bana sevgilerin en güzelini ver Allah'a
Ellerime getirmiş bırakmış ben onu göremedim
Keskin bir bıçak gibi kanatıp gidinceye kadar tenimi..
Son mısraları artık yazdığım şu anlarda bir ölüm sessizliğine gömüldüm
Ellerimde geçmişte yaşanmamışlığın açtığı yaralar
Nasır tutmuş gözler ağlamaktan
İstiyorsun ama korkuyorsun biliyorum
Sende bir annenin yavrusu sevmesi gibi sevilmek istiyorsun
Ellerini sıcak tutacak diri bir gövde
Ve gözlerindeki parıltıyı canlı tutacak
Ezmeden seni ayağını yerden kesecek
Cahil bir sevdalı değil, sevmeyi bilen birini arzuluyorsun
Esiri olmayan dış güçlerin kendini bilen
Kalbinde hep ben olayım istiyorsun yani....