Akşam Dediğin

Bir heykelin içine okyanusu doldurmaktır akşam dediğin
Düşünmek Musa'nın asası
Bir kozalağın
Ve iplerle örülen bir oyuncağın sarmalında büyüyor aynı coşku
Dönmekle aynı yere varılmadığını
Vardığı yer de döndüğünde anlıyor insan
Bir de akşam dediğin


İçeriye açılan pencereler anlatsın
Toprağın, havanın ve suyun göğsünden çıkan nefesi
Bir darlanmanın, bir özlemin elleri yakalar seni
Sanırsın ki dışarıya bakmak içindir dört köşe cam
Sende yanan ateşi çağırır
İçinde boğum boğum yükselir bir nefes


Akşam dediğin bir dağ gölgesi
Kıyısında gezindiğin
Sen yürüdükçe gelir peşin sıra
Sanırsın ki güneş sana küsmüş
Düşmandır kıyısında gezindiğin yollar
Kuşların mırıldandığı şarkıyı dost edin
Ağacın dalını kırıp, toprağına tohum getirdiği rüzgarı
Kurumuş heveslerine basıp gittiğinde hayat
Bir isteğin çatırdamasını dost edin


Okyanusun üzerine düşmüş yakamozdur akşam dediğin
Düşünmek sabah aydınlığı

Nigar Baran

Yorumlar (4)