Alacakaranlık Yağmurlar Kenti


Alacakaranlık yağmurlar kentindeyim

Son gümüşi bulutlar da gittiler

Sen de gittin


Avuç içi çizgilerimdeki yolda

Kaybederim seni

Eylül artığı lirik bir geceye uzan şimdi

Aşk ölüme reverans durunca

Öyle çok şiirsin


Yılların hasret kokulu fotoğrafları

Bir bakış bırakır yüreğime

Sus payı…


Gözlerini açarsan görebilirsin

Lacivert denizlerin üzeri kül tutar

Işıklar köre döngü mora sargın

İçimde yüzbinyıllık bir yangın…


Şiirler bu şehire göçebedir her kış

Sen de bilirsin…


Ben bir alacakaranlık yağmur kuşuyum

Her yeni vedayla

Sevinçlerinden sökülen

Hayat şimdi

Bilyelerini kaybetmiş bir çocuk

Ceplerimden dökülen…


Sabahın kuşluk vaktiyle mezarına uğrarım

Ardıç kuşlarıyla dönerim deliler gibi sevilmekten

Alacakaranlık yağmurlar çöker caddelere

dil i geçmiş bir yağmur bu

Eski yağmurlara benzemeyen


Şayet bir gün dönersen

Ellerini o yağmurlara verebilirsin

Saklambaç oynar aşk yüreğimle

Saklandı zannederim

Çıkıp gelecek sobelemeye

O gelmez bir ömür beklerim


İnan jose

Biraz ölüm iyi gelir bu aşka

Nice mutlu ölmelere sevgilim…

12 Mayıs 2024 2 şiiri var.
Beğenenler (6)
Yorumlar (1)
  • Çokça tebriklerimle Ayşegül. Bir piyano resitali gibi hem coşkun, hem sade, hem akıcı hem de kendini okutan bir şiirdi.👏👏👏