Ardıç Yaprakları-1
O,
Doğduğu topraklara, ağıt salarken
Destan olmuş ezanların, ilk habercisi gibi
En ıslak gecelerimize, çadır kurup
Türküler söylüyordu...
Zincirden bozma
Aşkların,
İstanbul gecelerine...
Denizlerin
Kara, yerinden
Ürkek bir kız geldi
Tenlerin,
Piyes olduğu yerlere doğru
Usul-usul, süzülüyordu...
Merhabayla başlayan gün,
Tebessümlerin habercisi gibi
Emirler veriyordu,
Tılsımlı tükenişlere...
Ardıç yaprakları
Savrulurken, bir-bir
Günah artıklarıyla kaçışıyordu
Mumya şehrinin mor ışıkları...
Umutların,
Hiçe sayıldığı günler
Cebelleşerek, can veriyordu
Peranın, en kuytu köşelerinde...
Sevmelerin bulaşığı,
Sevişmelerin, karma karışıklığıydı
İstanbul sokakları...
Hoş geldin ile başlayan gün
Var oluşun müjdecisi gibi savruluyordu
Gazete manşetlerinden...
Ve
Esas kız, silik kalıyordu hafızalardan
Zincirden bozma, İstanbul gecelerinde...