Aziz
-//
-işaret parmağımın gösterdiği her yer
nefesimin azar azar tükenişidir aziz!”-
gör artık, kabullen aziz
damar damar soluğumuz eskiyor
kırık, kurak ve mürekkebinin rengi
solgun kader kaleminin
yeşillikler içinde büyüyor tabut
aşk ile deşilmiş toprağın döşü
gecenin açılmış gümüş tabakları
tan vaktine hazır, gör işte dua sofrasını
hangi fotoğraf albümüne baksak
hüzünle bağlanmış çene altımız
bütün telefon ahizelerinde
seslerimiz nasıl bize nasıl aşkvari..aziz!
yığıldığımız yer
kıyam’etin ibadet seramonisi
“yanmaktan, yakılmaktan korusun dualarınız!”
diye söyleniyor geçit bilmeyen
inançsız ahalisi
kalbimin gürzüne eğilip
kendini feda ediyor
puta tapınmaktan utanan, pişman
cehlin saf habercisi
sen annemi hatırlar mısın
babamı anımsar mısın aziz!
ellerini açar yağmurların iliğine işleyen
dualara amin derlerdi
yürekten ısırılmış tuzun
katıksız ekmeğin
lehçesiz kıblenin
yüce yaradanın adına..
iklim iklim ibadet ederlerdi..
kaybettiğim savaşlarım var aziz!
hata yapa yapa doğruyu bulduğum
kavgayla çoğalan fikirlerim
hırslarımı öldüren çelişkilerim..
ömür, kanatlarından vurulan
beyaz bir kelebekmiş aziz!
yoksul sözcüklerimi
devleştiren meğer şiirlerim miş.
annemin şefkatli ellerini anımsıyorum
özlüyorum yüzümü okşayan avuçlarını
söyler misin aziz!
özlemek insanı bu kadar hüzünle yakar mı
özlemek insanı bu kadar yıkar mı
bir gülün yapraklarına dokunmadan
özlem içinde kokusunu
gövdesinden söker mi..
söyle aziz söyle!!!
gülün güzelliğini düşünürken
dikeni insanın
ölümüne ölümüne
ciğerine
böyle batar mı..!!!
herkesin gizli cebinde taşıdığı
bir hayatı var aziz!
oysa bilmezler ruhlarını inciten
ruhlarına batan gizli şeyi
baruta susamış bir mermi çekirdeği gibi
patlayan gölgenin iz sıyrığını
fark edemezler
göz çukurlarında kurdukları imparatorluğun
süslü giysilerinin aldanışındadırlar
yoksul gerçeğin farkına varamazlar...
aydınlığı karanlığa diken
yeşili kuraklığa ilmekleyen
kutsal iğneyi düşün aziz!
bazen yaşarken yokluktur
bazen yokluktan dönmektir hayat
hayat bazen kuş ürkekliğidir
bazen serçe ağlaması
bilinmez deniz sularına terzi olur
nakış nakış işler hayat..
bir yerim olmalı, bir yerim
yarımdan arta kalmış bir yerim
kelimeler nihayetsiz kazılmalı benli
her kayayanın ince düşüncesine yerim
bildiğimin ayazını yaza süslemeli
içimin intihar uykusunu
yaşama döndürmeli..
iliştirdim tövbeyi dilime yüce divan önünde
sorgu tuvallerine resmedilmeli yerim...
-Aziz!! söyle o’na aziz söyle!!!
yüreğim deşilse de
sevdam yalnız o’nadır söyle..!-
-n u r e t t i n ÖNDER