Ben Anadolu'yum
Ben Anadolu'yum!...
Alparslan'dan beri bin yıllık Türk yurduyum
Her köşemde bir tarih arz-ı endam eder boylu boyunca
Ceddimin mührü var candan aziz topraklarımda
Cefadan sefaya köprüler kurmuşum
Nice kadim uygarlıklara beşiklik etmişim
Namerde muhtaç olmamış, kendime yetmişim
Ben Anadolu'yum!...
Tertemiz aşkların yeşerdiği saf bir yüreğim
Nice ölümsüz sevdalar boy vermiş gönül otağımda
Kerem'in Aslı'sı, Ferhat'ın Şirin'i önce bana sevdalanmış
Benimle sabahlamışlar bir ömür boyu
Umuda söylenen türkülerin nakaratıyım ben
İki gözüm iki çeşmedir yolların kavşağında
Bir yanım gündüz, bir yanım alabildiğine gecedir
Ben Anadolu'yum!...
Gül yüzlü baharlar saklarım kara kışın ortasında
Tiz bir çığlığım mazlumların mor dudağında
Kanayan derin yaralara merhemim
Sesi içine kaçmış insanlığın gür ve hür sesiyim
Cemreler düşer bereketli toprağıma, ateşin cemreler
Yağız atlar dörtnala hürriyete koşar ovalarımda
Ben Anadolu'yum!...
Aydın'da efe, Erzurum'da dadaş, Elazığ'da gakkoşum ben
Birlikte yaşamaktan mutluyum, sizinle bir hoşum ben
Laz'ım, Çerkez'im, Gürcü'yüm, Kürt'üm, en nihayet Türk'üm
Azeri'nin balasıyım, Türkmen'in, Gagavuz'un, Abhaz'ın sılasıyım,
Karadeniz'de horonum, Ege'de zeybeğim, Güneydoğu'da halayım var
Çalar davul zurnalar, kanı kaynar delikanlıların
Zeybekler diz vurur toprağıma, titretir gönül telimi
Ben Anadolu'yum!...
Kadim bir medeniyetin uzayan yoluyum
Karadan havaya, havadan denize yollar açılır uçsuz bucaksız
Gemiler yol alır Karadeniz'den Marmara'ya, Ege'den Akdeniz'e
Deniz mavisi düşlerimi taşırlar güvertelerinde
Gün gelir boğazımda düğümlenir körpe çığlıklar
Bir yanım burukken öbür yanım tebessüm eyler
Masmavi göklerimde minareler uzanır boylu boyunca
Ben Anadolu'yum!...
Umutların yeşerdiği kutlu diyarım
Kurtla kuzunun kardeşçe yaşadığı asil toprağım
Nice dermansız dertlerle yoğruluyum
Fırat'ın yürek yakan ağıtları bende saklıdır.
Ekmeğini taştan çıkaranların yurduyum ben
Rize'de çayım, Ordu'da fındığım, Malatya'da kayısım vardır
Manisa'da mesir macunu, Antep'te fıstık, Afyon'da lokum gibiyim
Ben Anadolu'yum!...
Yunus Emre'nin sevgi tomurcukları bendedir
Mevlâna'nın hoşgörü ikliminde açmışım gözlerimi
Hacı Bayram Veli doğmuş bozkırımın ortasında
Dilime pelesenk eylemişim Hacıbektaş'ın sözlerini
Karacaoğlan'ın Çukurova'sına yürekten sevdalıyım
Taşlı yollarımdan dört nala koşmuş Köroğlu'nun Ayvaz'ı
Ben Anadolu'yum!...
Her tarafım cennetten bir köşedir İrem misali...
Ahşabın saltanatı hüküm sürer Safranbolu'mda
Amasra'mda denizle söyleşir martılar, karabataklar...
Suları taşırır Hasankeyf'in hüzün dolu gözyaşları
Yedigöller sonbaharda çıkarır üstündeki libasları
Amasya'da Strabon sayar döker tarihin (g)izlerini
Ben Anadolu'yum!...
Fatih'in, Yavuz'un, Kanûnî'nin gözbebeğiyim
Nice büyük destanlar yazılmış toprağımda
Nice uzun havalar söylenmiş giden sevgililere
Nice ağıtlar yakılmış gidip de dönmeyenlere
Su değil, kevser akar gül kokulu pınarlarımdan
Mâziye dair öyküler dinlerim çınarlarımdan
Ben Anadolu'yum!...
Irgat türküleri ağıtlara karışır şafaklarda
Tohum, fidanın düşünü görür verimli toprağımda
Elma yanak, yalın ayak köy kızları iner pınara
Ekin biçerler pamuk gibi yumuşak kınalı elleriyle
Aydınlık yarınlara koşarlar emin adımlarla
Ben Anadolu'yum!...
Kardeşlik hamurunun yoğrulduğu tekneyim
Yüreğimin diliyle konuşurum her dem
Muhabbet kalesinin burçlarıdır meskenim
Ebrehe'nin karşısına dikilen ebabil kuşuyum
Haçlılara geçit vermeyen çelikten duvarım
Seccadesini ıslatan mazlumun gözyaşıyım
Ben Anadolu'yum!...
Şehitlerin kanlarıyla sulanmış dört bir yanım
Gazilerim can sunmuşlar toprağıma, taşıma
Çanakkale'de kol kola can vermiş yiğitlerim
Yorgun güvercinler uçar gök boşluğumda
Yiğitlerin harman olduğu şehirler bendedir
