Benim Sakin Dünyam
"Kalabalık dünyaların gürültüsünden uzaklaşıp kendi iç sesine sığınanların, bir fincan çayın buğusunda ve kalemin sükûnetinde bulduğu ebedi huzurun destanıdır."
Gürültülü sevdalardan uzak durdum her zaman,
Gönlümün kuytusunda bir huzur büyüttüm ben.
Ne makam hırsı bildim ne de fani bir umut,
Sessizliğin dilinden bir dünya ördüm ben.
Kalabalık sokaklar yorarken yürekleri,
Ben kendi içimdeki patikaya saparım.
Sözün gürültüsüyle kirlenen dilekleri,
Bir seher vakti alıp dualara katarım.
Bir çay buğusunda bulurum ben âlemi,
Bir kitabın koynunda zaman dursun isterim.
Elimde mürekkebi tükenmeyen kalemi,
Hakikatin izine sürsün, yorsun isterim.
Hırsların gölgesinde koşanlar neyi buldu?
Bir nefeslik ömürde telaş niye, hırs niye?
Gönül denen sarayım sükûnetle doldu,
Ruhum imza atıyor bu mütevazı iz’e.
Akşamın kızıllığı pencereme vururken,
Kendi kabuğumda ben demlerim yalnızlığı.
Dünya dışarıda bin telaşla koşarken,
İçimde ağırlatmam o sahte kalabalığı.
Dostun bir güler yüzü, kelamın en sadesi,
Yeter de artar bile şu garip haneme.
Nefsin sonu gelmeyen o bitmez hevesi,
Uğrayamaz, giremez benliğimin demliğine.
Gözüm yok yükseklerde, dünya malı dünyada,
Bir garip yolcuyum ki menzilim sükûn benim.
Ömrümün her deminde, her tatlı rüyada,
Şükürle harmanlanmış "Sakin Dünyam" var benim.