Bir Bakışın Dili
Gözlerinle başlıyor her şey,
sanki kelimeler sonradan icat edilmiş.
Bir bakışın…
Ve içimde bütün cümleler yer değiştiriyor.
İstanbul gibi seviyorum seni
kalabalıkta bile yalnız,
yalnızken bile çoğul.
Kız Kulesi kadar uzakta,
Galata kadar yakınsın
aynı anda iki kıyımsın
Bazen bir kahve bardağında
demin sıcaklığı kalıyor sadece
senin adın gibi…
dokunmadan da ısıtan,
konuşmadan da anlatan.
Ege’ye iner gibi iniyorum içime,
Şubat susuyor, rüzgâr dinmiş,
deniz ütülenmiş
Ama ben,
içimdeki dalgaların fısıltısından
senin geldiğini anlıyorum.
Biz,
kavuşmayı beceremeyen iki yıldız olduk belki
aynı göğe asılı,
aynı ışığa mahkûm.
Ne vazgeçebildik,
ne tam tutabildik.
Yine de…
aşk dediğin yalnız zafer değildir.
Bazen mağlubiyetin içinde bile
bir bütün gibi kalmaktır.
Şimdi sorarlarsa ne kaldı?diye,
şöyle derim
Bir bakışın dili kaldı…
Bir şehrin uğultusunda adın…
Ve ellerimde,
dokunamadığım hâlinin bile
sıcaklığı.
Turgay Kurtuluş

