Bir Damlada Ummanı Görmek
Gece, kendi içine kapanmış bir kitap gibi,
Sayfalarını çeviriyorum sessizliğin.
Yine bir yıldız düşüyor zihnimin kuyusuna,
Suyunda ne gökyüzü kalıyor
Ne de onu seyreden ben...
Kim koydu bu soruyu kalbimin eşiğine?
Allah beni niçin yarattı?
Hangi hikmet gizlendi varlığımın özüne?
Ve anlıyorum;
İnsan, kendi içine açılan
En uzun yolculuğun yolcusudur.
Kimi ömrünü dünyaya sığdırır,
Kimi bir zerrede kâinatı arar.
Göz, suretlerin peşinde yorulurken
Gönül, suretin ardındaki mânâya uyanır.
Nefsim, kendine taht kurmuş bir gölge,
Benliğim, hakikatin önünde bir perde.
Kırdıkça aynasını kendimin,
Biraz daha derinleşiyor içimdeki suskunluk.
Her kırık parçada başka bir ben,
Her sessizlikte başka bir hakikat...
Ey Seğmenoğlu!
Neyi arıyorsun bu bitmeyen yürüyüşte?
Aradığın, uzak bir yıldızın ardında mı,
Yoksa sana senden daha yakın olan
O ezelî sırrın içinde mi?
İnsan, kendi karanlığını kazmadan
Kavuşamaz içindeki aydınlığa.
Ve şimdi ben
Ne sorularımdan kaçabiliyorum
Ne de cevaplara sığınabiliyorum.
Çünkü tefekkür,
Bazen bir cevaba ulaşmak değil;
Kendini ararken
Varlığın karşısında susabilmek,
Bir zerrede sonsuzluğu duyabilmek,
Sessizliğin dilinde hikmeti okuyabilmektir.
Seğmenoğlu
(Dr.Osman Akçay)