Bir gece vakti

tek gözlü odanın duygusuna yoldaşım 

tahtadan penceresi kırık dökük

mavimsi perdesi yırtık sökük

üstelik

 yağmurda akan toprak damı da çökük

lakin sesi var yaşamın

durgunluğa kafa tutmuş bir kere

ister istemez

efkarına kulak kesilirim 

bir kadın ağıt yakıyor belli belirsiz

yaşlı bir şarkı ağlıyor yalnızlıktan

dinlerim geceyi, dinlerim sessizce

o vakit 

çoban yıldızını düşünürüm 

o ne düşünür bilmek hayaliyle

ne de olsa milyonlar arasında

lakin o da yalnız

o da ağlar mı

kendim düşünürüm

işte vakit geldi

bir vurgun yerim baştan aşağı

göz ucuyla bakarım geceye

söz ucuyla düşünmek zorken

her kelime takılır ince dağarcık damarına

tıkalı yaşamları düşünürüm

velhasıl her bir söz sendeler

yalanım yok 

ben de sendelerim

gururlu gece kafa tutar bana

bense bir kısır döngüye

ki tam o sıra

bir elimle fiyakamı düzeltirken 

öbürü ile tutunurum bozkır duygulara

şafakta gelen doğum sancısı gibidir

ihtimallere gebe bir düşünce

ters paça dalar 

aklı başında olmayan bir düşüncedir

yaşlı şehrin her bir sokağını kaplar 

tam o sıra 

bir el uzanır ezelden

sancılı olsa da yeni gün doğar

ıssız dağın yamacında

 kızıl bir şahin havalanır

silueti tepeye vururken

gece sırt üstü yaslamıştır artık

ben dalgın dalgın bakarken

bu duygu yolculuğundan yorgun düşmüş

meçhul yolcu gibiyim

gözkapaklarımın baskısına

esir düşmek üzereyim

ah işte şuracıkta bir  uzansam

genç bir kızın sakızı misali

çiğnesem başıboş efkarı

her ne kadar 

sol dizimi yaslamışsam geçmişe

sağ dizim sürüklenir 

bırakmaz peşimi

bastonuna yaslanmış şehir

ve yolunu kaybeden bir yaşlı

ne düşünüyorlarsa

ben tam da oradayım

onların arasında

hem de

yolu kaybedilmiş bir masal diyarında olmak varken


22 Temmuz 2026 38 şiiri var.
Yorumlar