Bir Gün Çıkıp Gel/sen
Bir gün çıkıp gel/sen
Bir gün çıkıp gel/sen
Baştan başlayacak kavgam
Yeniden hayata tutunacak sol yanım
Kavgamın kızıl çiçekleri şafakları karşılarken
Bir damla sevgiye kurban kılıp
Saraylarını başlarına yıkacağım
Emperyalist puştların..
Bin kez ölüp milyon kez doğacağım
Ateşler içinde yana yana döndüğüm semahlardan
Dünyanın en uzun halayını kurup
Geceyi kırka böleceğim
Barış şarkılarını sevda kokularına ekleyerek...
Bir gün çıkıp gel/sen
Dilim kurtulacak kekeme sözcüklerinden
Gecelerin karanlığı bassa da gözlerimi
Düşlerim dolacak yüzünün aydınlığı ile
En suskun anımızda
Gözlerimiz sevda devrederken birbirine
Milyon çıplak ayaklı çocuk
Karanfil toplayacak bir anneler gününün sabahın da
Bin kez geçeceğim gökkuşağının altından
Anamın nasırlı elleri okşayacak yanaklarımı
Babam en koyusundan bir nefes daha çekecek cıgarasından
Acıyan yanım acımaz
Kanayan yaralarım kanamaz olacak
Ve gök kubbe sarıp sarmalayacak sevdamızla bizi
Bir de kan revan ülkemi...
Bir gün çıkıp gel/sen
Boy boy fidanlar filizlenecek Kızılırmak boylarında
Tütüne kesmiş ovalar sevgi kokacak yaprak yaprak
Özgürlük marşları dem tutacak güneşin koynunda
Tüm gücümüzle haykıracağız
Her şeyden önce insan olduğumuzu
Ve öyle sevdalar büyüteceğiz ki yüreklerimizde
Gözleri arkada kalmayacak
Bizden önce göçüp gidenlerin
Bereketlenecek topraklarım
Semaya değecek sarı başaklar
Kimseler sorgulamayacak alevi adımı
Kimseler şikâyet etmeyecek Kürtlüğümden
Kimseler söz etmeyecek Türklüğüme Türkmenliğime
Yağmurlar yıkayacak ellerimin kirini
Dilimizde en güzel sevda türküleri
Devam edecek yürüyüşümüz
Hayınların üstüne üstüne
Ve bunca yıl sevda aramışlığım son bulacak
Seni ülkemce sevmişliğimin üstüne
Ah bir gelsen...
Gel/sen...
Gel...