Bir Seyyahın Elli Yaş Destanı Lahika 4


Yeni bir dil aradım derdimi anlatmaya,

Hayat cenderesinde ben bir müzmin seyyahım.

Mecbur kıldım kalbimi köz üstünde yatmaya,

Bu sükut perdesini yırtar bir gün eyvahım

Sırtımda gam hırkası, intizar atlası var,

Dudağımda susmanın en adil kısas'ı var.


​Suskunluğun mülkünde sırlar cem olup bekler,

Arşın sessiz katında yankılanır feryadım.

Ne kağıt ne de kalem bu ağır yükü çeker,

İçimdeki mevsimin ismini koyamadım.

Işığın cinneti de ışığı boğar bazen,

Yol vermez hakikate bu kurgu,sahte düzen.


​Bİr gönül dergahında dumanı tütmez ocak

Toprağın kulağına fısıldadı ahımı.

Sonsuzluk kucağında her şey bir gün solacak,

Bilen biliyor elbet gizli intibahımı.

Kayıp bir pusulayım, yolum çağdan ötedir.

Her mısram taş duvarda, yosunlu kitabedir.


Sükûtun burçlarına diktim çatal sesimi,

Harflerin gölgesinde dindi ruhun sızısı.

Verdim son menzilimde en ağır nefesimi,

Böyle yazılmış meğer kulun alın yazısı.

Söndü artık lambalar kapandı eski defter,

Avcının sadağına sığar mı şimdi mahşer.


Ruhumun sancağını vuslat önüne eğdi.

Söndü ışık hanemde, kül oldu eski közler,

Bir turna katarında, hayalime taş değdi.

Sükutun heybesinde yetim kaldı bu sözler

Devler ile savaşmak değilmiş tek marifet

Günahı seviyorum,affet Allah'ım affet


Yürüdüm toz içinde, dindi içimde tufan

Ömrümün bozkırından geçerken yorgun atlar...

Kime emanet kaldı bir yanı kozmik irfan

Saraylar da yıkıldı bozuldu saltanatlar...

Ahlat’ın taşlarında, büyüttüm bu sevdayı

Gökkubbe şahidimdir, terk ettim masivayı.



Emin çlkli

05 Ocak 2026 26 şiiri var.
Beğenenler (2)
Yorumlar