Bir Söğüdün Gölgesinde
***
seni aradıkça
gecenin en uzun nöbetlerine yazıldım
adım geçti içimdeki isyanda
kalbim bazen bir meydan oldu
dağıtılamayan, susturulamayan
ama kimse görmedi
içimde büyüyen o ağacı
bir salkım söğüt var içimde
dalları suya değecek kadar eğilmiş
yorgun
suskun
rüzgâr esse ilk o ürperir
yağmur yağsa en çok o ıslanır
ve ben
onun gölgesinde çoğaldım yıllarca
kimse fark etmeden
kendime doğru eğildim
soruyorlar bazen
hangi eksiklik böyle ağır diye
cevap veremiyorum
çünkü her cevap
biraz sana
biraz suskunluğuma çıkıyor
gökyüzünden beyaz bulutlar geçiyor
içimde çocuk kalmış bir uçurtma
ipini sana kaptırmış
ellerim boş
ama hâlâ tutuyormuş gibi
bir yanım hep suya baktı
akıp giden hayatlara
ben kıyıda kaldım
sessizce..
beklemeyi öğrenerek
geceleri
yapraklarım dökülür içime
kimse duymaz
ben kendi sesime bile yabancı
bir gül taşıyorum içimde
kırmızı, derin
her yaprağı
gözlerinden kopmuş gibi
ve şimdi
aynı yerdeyim
aynı suskunlukta
bir salkım söğüt gibi
eğilmişim hayata
ne tamamen kırılmışım
ne de doğrulabilmişim
sadece
seni ararken
kendimde kaybolmuşum
sevay



