Bir Terapistin Günlüğü
Penceremden izliyorum,
Altın renkli taşların ışıkla kurduğu şehri.
Beyaz sokakların canlanan atmosferinde
Karışıyor kalabalığa acelesi olanlar, asık suratlılar.
Kader motifinin çizdiği yolda;
Olsam başkasının gerçekleri
Onlara bakmak, dokunmak,
Arada bazılarını kullanmak
Kolay mı? O terazi altından çok daha değerli.
Bu bir imdat çığlığı farkındayım!..
Umutlarıyla hep biraz kırık
Dinledikçe ruhdaki karmaşayı
Düğümlerden bazıları çözülüyor,
Yükü hafiflemiş gibi
İçindeki taşta küçülüyor.
Onlar bu kırmızı odaya bırakıp gidecekler;
"Zevkli hüzün" adını verdiğim bu duyguyu
Ya kalan izleri, isleri, pasları...
Peki bende bir terapiste gitsem
Karşısına otursam...
Acının en derini de, tel tel dökülür mü ağzımdan?
Yaralar derin olunca ağlamayı bile unutmuşuz!..




Beğenmenize sevindim Mustafa hocam 🙏🧿
İçten ve sade bir arayış şiiri.