Bükümsüz
-bu kat kat, kıvrım kıvrım şehri tutunamayan düşler taşır-
bir mozaiksin sen
çarpıcı renklerin meçhulü
kulaklarında ardıç kuşları
ellerin tenhalığa örülü
tuhaf boğazının söyleyemedik düğümü
acının ve aşkın hürriyetinden prangalısın
dudaklarında kelepire çıkmış yalınç gurur
bir ardiye yaşantısında ruhunu çoğullamak
kullanmadığın
bu dört başı mamur göğü
iki dirhem bir çekirdek ölümü
saklamak...
tüm gece Aya İrini güvercinleri peşinde
bağlıyorsun
sonsuz sonuçlanmalarını yegane sebebe
sen ne vakitler yaşadığını yine sen bilirsin
içinde ne ürpertiler yetiştirdiğini
ne güneşleri gölgelediğini
ne benlikleri tütsülediğini
yine sen bilirsin
işte sen;
ertesine ait ve tükenik şiirlerin kadını
kirpiklerin kınından çıkmayan kılıç keskini
işte sen;
gidişsiz yollar yorgunu
damla damla yitiksiz umman denizi
sen bir intihar yaşamında tutunamayan kırılmasız