Çağ'la Dağ Arası

Çağ'la Dağ Arası

Ses nasıl yankılanır duvarda?

Kuşlar nasıl uçar bu engin boşlukta?


İhtivası bulunmayan cümlelerden kaçıyorum hep.

Önümde karmaşasıyla örgün delhizler,

Meal bulundukça sual artıyor.

Sustukça su yükseliyor bir kaç boy ölçüsü


Satırların tükettiği yerde,

Bir kasabın satırı ilmek ilmek ördüğüm beni doğruyor.

Omzuma dokunuyor Atsız'ın vakur duruşu,

"Öyleyse bırak ruh bütün işkenceyi çeksin.

Bin kere ölmeksizin insan yaşamazmış"

Diyor bizim köye yazdığı ağıtın mealinde..


Herkes birşey diyor demesine de,

Herkes

Herkesken etmiyor bir anlam ifade..

Her sabah bir ananın doğurduğuna ilk baktığı gibi,

Hani uykunun ortasında bebeğin mahmurluğu,

İbadetin sonunda duanın yakarışı gibi.

İçine işleyen şey

Bin kere ölmekle ancak teslimiyetin meali..



Bundandır yolculukların bitmemesi,

İnsan giderek, ömür biterek

Yeneceğini sanıyor çağı/içindeki dağı..


Tanrının bahşettiği kadarıyla konuştuğumsun kendimle,

Bazen bir ses bahar bahçe

Bazen haftalarca aylarca, günlerce 

Sessizlik rüzgarın değmediği bir perde.


Mevsimsin bazen bir günde,

Hem çiçekleri açan, hem kırağılar düşüren.

Dört mevsim zindan,

Dört mevsim yemyeşil bir orman.


Tanrım alım yazım senin elindir.

İçreme düşürdüğün iz,

Mahşere dek emanetindir.

Gün eksilmesin penceresinden.. 

13 Ağustos 2023 11 şiiri var.
Yorumlar (2)
  • Tanrım alım yazım senin elindir. İçreme düşürdüğün iz, Mahşere dek emanetindir. Gün eksilmesin penceresinden.

    Tebrikler üstadım kaleminizi kutluyorum yüreğiniz dert görmesin nice güzel bir çalışma olmuş nice şiirlere inşallah Sonsuz saygılarımla