Ç’özümleme
-//
“sanmıştım ki,
bir asır ötede bırakıp gitmişti beni
oysa ona gönül uzaklığı kadardım...”
uzaktan seyredeceğim mesafeler vardı
sonra tanımadığım lisanla
tercüme edeceğim
dil dökeceğim söylemler
sızılı bir gidişi vurmak vardı
güneşin sıcak perçemine
ya da yağlı bir kurşuna ısmarlanan
şerefli bir ölüm..
-/
sızılı bir y’ara akti biçtik
görünmez mürekkeplerden
zamanlı zamansız özlemek dedik
sevgiye muktedir halimizden
sonra duvarlara secde olan
kırık kalp yaralarımızı onarmaya durduk
iflahı mümkün olmayan
muhtaç duruşlarımızdan
susmaya durduk bir vakit
sonra sırlı bir ayet gibi
çığlık çığlık büyüttük
suretine gece biçilmiş
sokakların bilcümlesinden
-//
hazindir;
aramıza gurbet duvarı örülüydü
erimez, yıkılmaz
çelikten
yüzümde gülüşünün gölgesi kaldı
içimin sızısında o’nlandığım
yara izi dökülüşlerden
gece gülüşü hep yüzümün aynasıydı
izbe, geçitsiz
onun sesiyle ağladım hep
o’nun gülümseyişiyle
gülümseyerek
-///
arada kalbimi y’oklayan
su serpiştirirdi bakışları
o beni bulmuştu ya
o bende çok daha önceden
meğer ondan önce
yalan masallar biriktirmişim
o masalları ayırdı gerçekten
bazen küslüğü büyüten
sözcüklerle gülerdik
bazen uykuyu bölerdik
aşk dokusu şiirlerden
-n u r e t t i n ÖNDER