Deprem


Altı şubat gecesi yıl iki bin yirmi üç

Bir felaket yaşandı anlatılması çok güç


Uykudan uyandırdı herkesi korkunç bir ses

Şiddetli bir sarsıntı cehennemden bir nefes


Vakti henüz gelmeden o en son alametin

Sanki öne alındı saati kıyametin


Maraştan başlayarak ta Hatay'a uzandı

Yalnız Türkiye değil Suriye de sallandı


Kül yığınına döndü bir anda apartmanlar

Gökyüzüne yükseldi enkazlardan dumanlar


Felâket dalga dalga şehirlere yayıldı

Ölüler tek tek değil beşer onar sayıldı


Kaçışıyordu herkes sanırsın mahşer yeri

Ortalık can pazarı yok bir şeyin değeri


Herkes kendi derdine düştü haddi zatında

Kurtaracak olanlar dahi enkaz altında


Ve zamanla bir yarış kurtarmak için bir can

Bekleyenlerde umut gözyaşı ve heyecan


Bir yandan soğuk hava ve yağmur sağnak sağnak

İnsanlar sokaklarda ne bir ev ne sığınak


Şimdi binlerce insan çadırlarda yaşıyor

Tahammülü imkansız ağır yükler taşıyor


Yüzlerde umutsuzluk acı ve keder izi

Açlık, susuzluk, hijyen; sorunlar dizi dizi


Hayat durmuş insanlar sokakta susuz ve aç

Nice servet sahibi kuru ekmeğe muhtaç


Nerede gurur ile dikilen o binalar

Yıkıntılar altında kalan lüks arabalar


Belliki geçmişten hiç ibret alınmamıştı

Binalar kurallara uygun yapılmamıştı


Kadere ve ecele inancımız var ama

Hatayı yapan insan sebeptir katliama


Allah'ım sen yardım et sabır ver kalanlara

Cennetini nasip et yardımcı olanlara

05 Şubat 2026 45 şiiri var.
Yorumlar