Dilsiz Kalabalık
İçimde düğümlenmiş bir mesafe var
Adı konmamış mevsimlerin yorgun gölgesi...
Yalancı baharların rengine kanacak hevesimi çoktan uğurladım,
Ömür, şimdi kendi kıyısında demlenen duru bir su.
Keşke anlatabilsem,
Suskunluğun kalbimde açtığı o derin uçurumu
İçimde büyüyen o dilsiz kalabalığı,
Hiç kimsenin uğramadığı bu ıssız coğrafyayı.
Bir yanım tomurcuk sancısı,
Bir yanım çekilmeye hazırlanan bir akşam güneşi
Zamanı takvim yapraklarından söküp,
Kendi bakışlarıma mühürledim.
Kapı eşiğinde, ceketini omuzlamış;
Kendi yalnızlığına bağdaş kurmuş o vakur kadın
Geçmişin tozunu zamanın rüzgârına savurup,
Henüz kimsenin çiğnemediği o yorgun ufka bakıyor.
Bir yanım fırtınayı göğüsleyecek kadar mağrur,
Bir yanım rüzgâra yaslanan bir yaprak ürkekliğinde
Ve ben, bu iki sükût arasında,
Kendi fırtınasına geç kalan bir yolcuyum.
Gülşen Polat

