Doğan Güne Karşı
sessiz kafiyelerinde derin bir ölüm suskusu, yazgı yalnızlık
uyuyan her çocuk yüzünde gün açan mustafa kemal’im
boynu bükük kalmasın dağlar, denizler ağlamasın
ey “dolu rüzgarla çıkıp ufka giden yelkenli!” ben yahya kemal’im
ben ki sokaklarında berduş, ağzımda jilet
hür bir şiir gibi gizli şehirlerinde dolaşan nazım hikmet
düşünceye özgü kalıplara sığmayan
her karanlığın üzerine devrilen bedrettinim, mehmedim
uğruna işgale karşı siper oldum kordonboyu'nda, paramparça
ey milletim, elinde bir revolver yüreğinde hasan tahsin’im
yıkılan duvarlar ardında gökyüzünün maviliğiyle tanıştım
aç kapıyı gardiyan, müebbete gideceğim
doğan güneşe karşı bayrağımı savundum
tarihin not defterinde henüz bir çocuk, siperinde cumhuriyetim
cenge girdim, sabah güneşiyle gelmesem de aydınlığı getireceğim
ıssız topraklarında can buldu hürriyetim, memleket için öldüm yine dirileceğim


