Döşemesiz Oda
Çok acayip gerçekten.
İçim bomboş,
Ama gerçekten boş...
Bembeyaz duvarlarla çevrili, döşemesiz bir oda.
Duygu hissedeceğim kimse gelmiyor aklıma.
Dertleneceğim biri yok,
Hayaller kuracağım kimse...
Sevgimi boş sayfalara dahi dökemiyorum.
Bir gülü ne sevdim, ne de görebildim.
En güzel iltifatları göklere yazdım,
Uçup gittiler.
Zamanın kendisi gibi,
Gençliğimin parçaları gibi...
Aşk derler; güzeldir, lazımdır.
Ama o beni çoktan unutmuş.
Uğramaz, yamacımdan bile geçmez.
Bir gülü ne sevdim, ne de görebildim.
İçimde verebileceğim bolca sevgi varken,
Bu bomboş, döşemesiz odada,
Kalakaldım elleri nasırlı o ahmakla.
Saçları taralı, kalbi yarım, kendine sarılı...
Bir ahmak; gülünü bulamamış,
Boş gezen bir ahmak.
Gömülü duyguları hiçliğe eşlik ederken,
Çeyreğe beş kala kendine veda eder.
Uykusuna kavuşur;
Hayal dünyasındaki o çiçekli bahçelerde.






