Efsane Aşkların Şerefine
Yak şamdanları, şair,
çöz düğmesini gecenin.
Kadehler sussun,
şaraplar konuşsun bu gece.
Gelince ol vaktin simyası,
değişir bedenlerin kimyası.
Ânın paslı ağzından
damıtalım mı aşkı?
İç şarabını Hayyam’ın,
batır dividi mürekkebe.
Kandilin titrek diline
şiir yazalım bu gece,
kırk yıllık şaircesine.
Öyle bir şiir ki,
devşirelim kadehleri şerefine.
Meşk ile atışmak vardı, ah Rûmî!
Haydi, zıvanadan çıkaralım Şems’i.
Fidan vermeyen asmalar utansın,
sarhoş olsun çıplak ayaklı kafiyeler.
Eflâtun’un şöleninden
dizeler çalınsın,
dokunsun ruhuma mıh gibi.
Kösnül çigan danslarının
akşamından kalmayım.
Selsebil bir duygu ârefesinde,
unutulmuş o meşhur aşklardan
kor düşsün avuçlarıma;
Dicle gibi taşkın,
Züleyha kadar eski,
Ayasofya kubbesinden
yankılanan ezan gibi.
Herakleitos’un ateşiyle,
aynı nehirden geçercesine,
arsız bir yangın çıkaralım bu gece.
Gözlerimiz yıldızlara
dönüşürcesine.