Emek Mevsimi
Elinde bir tutam çiçek
Yüzünde emek derinliği
Bilmem kaçıncı
yitip giden
Kuzey soğuk sızısı bu
(Keskin -Kesif)
Birinci çay
Birinci sigara
Kuşları severim
okudum kanat yapısını
(Terli-Yorgun)
Birinci kahve
Birinci kek
Hünerli ellerim
Günün mönüsü
Gönül sarması
(Buruk-Mayhoş)
İkinci çay
Üşüdüm
Montum
Nazım diyorum
Aşılası duvarlar
otuz beş bin inç
(Direnç-Umut)
Zemheri
şimdi mart’ın bilmem kaçı
Aman diyorum
Hücrede
yalancı bahar
(Soğuk-Düş)
Anafor bir yolculuktur şiir
Bir kez öldür beni
Bin kez öleyim
Ne olursa
kurtulur mısralar
Bu ölüm meyilli rüyadan
Kanım sızım sızım akıp bitse
Ve şehir yitip gitse benliğimden
Güneş Kocaman ellerini bulutlara değdiriyor
Yemyeşil dallardan
sızıyor enlemesine
yağan yağmur
karafaki narin ellerinde
hınca hınç
sevda nakaratı dolduruyor
Öldük mü değil
sevdik mi diyor inadına
söylesene
Löve hep aşkları mı yazar satır satır?







Nazım ustanın direnci sirayet etmiş satırlara sanki...kuşları seviyoruz, kanatlarındaki barışı ve umudu her yere uçurmasını dileyerek.
Mart zaten biraz da devrim ve kadın direnişi demek...birçok insanın ölümüne sebep olurken, şimdi hiçbir şey olmamış gibi güneşli ve nazlı güzel geçiyor bizim burda, 18'lerdeyiz.
Günün anlam ve önemine yakışır bir şiir.
Tebrikler Cemal usta... Sevgiler, saygılar.