Gönül Kırığı
Ne rüzgâr beklerim ne de doğacak güneşi,
Sesim duyulmaz; hâlim anlaşılmaz endişesi.
Bir sızı çöker içimin en karanlık köşesine,
Kulakları yırtar görünmez gönül kırığı sesi.
Kelimeler yorgun, cümleler dilsiz birer iz,
Sanki bir boşlukta yitip gider en derin sesimiz.
Kör bir hançer değil ki çekip çıkarasın;
Ruhun dikiş tutmaz yerinde kalır her zerremiz.
Varsın kalsın o sızı ruhun en mahrem yerinde,
Belki inciye döner sabrın derinlerinde.
Güneş doğmasa da olur, rüzgâr esmese ne çıkar;
Kendi ışığın parlar karanlığın en ferinde.

