Hiçliğin Avuçlarında
***
Bir "hiç" oldum zamanın avuçlarında
Ne eksildim, ne çoğaldım
Adımı unutan yollar kadar sessiz
Kendime doğru usulca dağıldım
Bir rüzgâr geçti içimin kıyısından
Ne iz bıraktı ne de ses
Suskunluğun en derin yerinde
Kendime yabancı bir nefes
Aynalar bile tanımadı yüzümü
Gözlerim başka bir Göğe baktı
İçimde kırılan her mevsim
Bir ömrün sessiz ağıtı
Ne bekleyen kaldı ardımda
Ne dönecek diye yanan bir ışık
Yalnızlığın ince harfleriyle
Yazıldı içime en uzun ayrılık
Sessizliğin örttüğü izlerde
Bir gölge gibi geçtim günlerden
Kalbimde yorulan bütün cümleler
Ìsimsiz dualara dönüṣtü
Kırık saatler taşıdım içimde
Hiçbiri aynı zamanı göstermedi
Ben ise hep aynı boşlukta
Zamana değil kendime yenildim
Ne bir sitem kaldı dilimde
Ne affedilmeyi bekleyen bir yara
Zaman en ağır yükleri bile
Sessizce toprağa gömermiṣ,öğrendim
Şimdi adımı rüzgâra söyleseler
Dönüp bakmam belki de
Bir avuç Gökyüzü kaldı elimde
Mavisi bile bana ait değil artık
sevay


