Hükmü Giyilmiş Yarınlar
Darılma bana,
Gücenme sakın bu eksik vedaya,
Dokunma parmaklarımın ucundaki isli hüzne,
Ne ismini anarım bundan böyle sokağımda,
Ne de o eski yalanın izini sürerim derinde,
Zor gelecek biliyorum,
Eskisi gibi olacağı da yok zaten,
Yüzüm olmasa da dünden kalan o aynalarda,
Bir deli hatıra çiğner göğsümün tahtasını,
Epeydir kapalı kapılar ardında bekler zaman,
Hükmü giyilmiş yarınlar gibi...
Her şey kusursuz işleyen
Bir planın parçası sanki,
Kusursuz ve soğuk,
Camlarda buğulanan o eski hatıralar bile,
Yavaşça terk ediyor bizi,
Dönmemek üzere..
İçimde büyüyen o bertaraf edilmemiş dünlerin sancısı,
Çarpar durur göğüs kafesime her gece usulca,
Masum sığınağımızdı oysa orası,
Yıkıldı nihayet duvarlarında tıkandığımız,
O daracık odalar,
Bir tozlu unutuluş siner tavan arasından,
Ne yana dönsem bir çıkmaz,
Ne yana baksam dört duvar,
Biraz isyan,
Biraz kırık bir tebessüm dudakta,
Yüzümüz olmasa da,
Dünden kalan o gururlu duruşla,
Taşıyoruz içimizdeki,
Bu sönmüş volkanın yükünü...
Ne seni anmanın bir anlamı kaldı bu caddelerde,
Ne de adını fısıldamanın o eski manası,
Her şey yerli yerinde,
Ama bir o kadar da noksan,
Epeydir eksik soluk alıyor bu yaralı gövde,
Masada oturmuş hesap sorar zaman,
Biz koca bir hayatı sığdıramadık bir fincan kahveye,
Bir meyhane köşesinde yarım kalmış monologlar ecelimiz oldu,
Gücenme sakın bu hoyrat ayrılığa,
Bu susuşa,
Zamanın paslı çarkı dişlilerime çarparken,
Adın unutulmuş bir coğrafya şimdi dilimde,
Eskisi gibi akmayacak nehirler kendi yatağına,
Kül rengi bir sessizlik çöker odanın ortasına,
Her şey yerle bir,
Her şey birazdan ibaret,
Kaçsam kurtulamam ki
Kendi gölgemin boyundan,
Ayna bile yüzüme bakmıyor artık,
Sanırsın yabancı bir şehir...
Bertaraf edilmemiş dünlerin sancısıyla uyanırım her sabaha,
İçimizdeki o tükenmez kalabalıkla başbaşa,
Darılma bana,
Gücenme sakın bu geç kalmış veda,
Bazı vedalar vardır ki,
Başlanmadan bitmiştir aslında,
Kapanmıştır o defter,
Mühürlenmiştir sararmış sayfalar,
Her kelime bir bıçak yarası gibi
Saplanır ta derine,
Ne bir sığınacak yer kaldı,
Ne de söylenecek söz,
Kusursuz bir vedanın sessizliğidir şimdi geriye kalan....