Mülkün Sahibine Arzuhal
Ben bu evin sükûtu, ben bu evin yasıyım,
Alınmayan öcün ve bitmez bilmez pasıyım.
Aynı pınardan akıp, neden ayrı düştük biz?
Ben sizin vicdanınız, o kanlı aynasıyım.
Abim gölgesiz dağdır, ben o dağın tozuymuş,
Sizin adaletiniz meğer kışın buzuymuş.
Hangi terazi tartar, bu biçilen değeri?
Küçük olmak, bu evin en sahipsiz sözüymüş.
Ana, senin bağrında neden bana yer yoktu?
Büyük olan doyunca, küçük olan hep toktu.
Sevgiyle beslenirken o ağacın dalları,
Benim payıma düşen, zehirli birer oktu.
Teyze, nine, akraba... Hepsi seyirci kaldı,
Zulüm hüküm sürerken, sükût murada daldı.
Hak hukuk dediniz de, dili yuttunuz o an,
Meğer sizin vefanız, birer yalan masaldı.
Amca, dayı dediklerim; sahte gülüşleriniz,
Dost görünen postlarda saklıdır işleriniz.
Ailem dediğim o bağ, boynumda birer urgan,
Rant kokuyor artık o, bitmez gelişleriniz.
Hangi kitap sığdırır, canı candan bölmeyi?
Bana mı öğrettiniz, yaşarken de ölmeyi?
Büyüğün sofrasında kırıntıydım ben meğer,
Sizden öğrendim elbet, maskelere gülmeyi.
Adalet dediniz de, ekmekte kan bıraktınız,
Gönül evim yanarken, siz bir de mum yaktınız.
Bana hukuk sattınız, abime koca dünya,
Tanrı’nın mizanına, ne yüzle baktınız?
İlahi bir isyandır, ciğerimden yükselen.
Sizin o sahte bağınız, kalbimdir hep eksilen.
Küçük olmanın bedeli, hep mi mahrum kalmaktır?
Sizsiniz bu masalda, mazlumu hep itelen.
Dost görünen o yüzler, aslında birer duvar,
Sanmayın ki bu devran, sonsuza dek böyle var.
İlahi hukuk işler, şaşmaz O’nun hükmü de,
O büyük mahkemede, size dünya olur dar.
Siz kutsal bağ dediniz, ben ise bir kelepçe,
Sunduğunuz her sevgi, aslında bir dilekçe.
Hakkımı helal etmem, o sahte sofranıza,
Yıkılsın bu saraylar, kalmasın tek bir lehçe.
Gidiyorum bu evden, kalbimde bin bir yara,
Sizin olsun o dünya, o ak dediniz kara.
Küçük oğul olmanın, haysiyetiyle dimdik,
Sığındım tek Sahibe, o en yüce Karara.
Nine, senin duaların neden beni teğet geçti?
Teyze, neden yüreğin hep o birinciyi seçti?
Akraba dediklerim, birer birer döküldü,
Zaman, o sahte bağı, bir tırpanla hep biçti.
Yalan bir eşitliğin, kurbanı oldum her gün,
Gönül bahçemde güller, açmadan oldu sürgün.
Göklerin mahkemesi, kurulur elbet bir gün;
O zaman göreceğim, kim haklı, kimmiş üzgün.
Şerle yoğurdunuz siz, en mukaddes rızkımı,
Zalimlikle bozdunuz, o kardeşlik şarkımı.
Ben artık kuldan değil, Hakk’tan isterim hakkı,
Mülkün gerçek sahibi, görsün artık farkımı.
Bitti bu sahte oyun, bitti o yalan bağlar,
Ardımdan artık sizin, kirli vicdanınız ağlar.
Ben hesabımı verdim, o En Büyük Makama;
Sizin yalanınıza, dayanmaz artık dağlar.

