İç Çekiş
Işıklar birer birer sönerken pencerende,
Sen kendi karanlık çölünde kavrulmuşsun.
Zamanın çarkı döner, ruhun yorgun bedende,
Bir hazan mevsiminde dalından savrulmuşsun..
Hangi kapıyı çalsan, ardı bir boşluk olur,
Tanıdık bir yüz arar yorgun düşmüş gözlerin.
Umut yorgunu kuşlar kanadından vurulur,
Sessizliğin içinde kaybolur avazların.
Gurbet adlı kor ateş bağrını yakar durur,
Söndürmeye ne güç var,ne de derman dizinde.
Hasret denen bir cellat,gece boynunu vurur,
Mazinin rengi kalır gündüz ayak izinde.
Ardınca koşturduğun, hiç bitmeyen hülyadır...
Gerçekler hançer gibi, saplanır durur cana.
Şu dünya dedikleri, bir vefasız dünyadır,
Uzatmaz ellerini, garip kalmıştan yana..
Kimse sormaz adını, kimse bilmez şanını,
İnsanlık arşivinde bir belgesin sadece.
Vicdanınla var ettin, en kıymetli yanını...
Düğümlenir boğazın, ağırlaşırken gece.
Bulutlar parçalanır, yağmur düşer toprağa,
Senin gözyaşlarının döküldüğü yer başka.
Fırtına yüreğinin hükmü geçmez yaprağa...
Toprak olsaydın keşke,toprak olsaydın keşke
Emin çlkli


