İki Hecelik Sızım

İki Hecelik Sızım


Göğüs kafesimde büyüyen;

zorunlu bir sürgünün, yersiz yurtsuz bir göç hikayesi...

Hangi sokağa sapsam, arkamda bir meydan yangını.

Ben çocukların gözlerindeki o erken büyümüşlüğü tanırım;

büyüdükçe yetim kalan bir coğrafyanın,

alnımıza kazınan o kara yazısıdır bu.


​O yazı, bir meydanın ortasında kayıplarını arar;

Cumartesi dendi mi içimde bir anne birikir,

sessizliğiyle dünyayı rüzgârsız bırakan.

Kulaklarımda çığlıkların o uğultulu yankısı,

hafızamda haritası çizilmemiş, derin bir sızı...

​Hangi şehre gitsem faili meçhul ayrılık,

Hangi kapıyı çalsam ardında yaralı bir Dersim hikayesi.


İşte bu yüzden hasret, bende yollardan ibaret değil;

sen solumu acıtan, aklımı kurcalayan en büyük yoksulluğumsun.

Herkes kendi yarasının kabuğunu soyarken,

ben seni kanayan kentlerin ortasında,

her şeye rağmen çok sevdim.


​Varsın hayat bildiği gibi gelsin;

benim kalbim hep o iki hecelik sızıda vurur:

Biri senin yokluğun,

Öteki içimde kapanmayı bilmeyen Dersim’in ağrısıdır.

​Gülşen Polat

30 Mayıs 2026 367 şiiri var.
Beğenenler (1)
Yorumlar