İrene
Karadenizde bir balıkçı köyünde yaşardı
üzerinde; ;
Kirli entarisi ve birde düşleri vardı.
Beline değen saçları karmakarışıktı.
Esen rüzgarla dalgalanırdı saçları
Dalgalanırdı yüreciği karadeniz gibi
Kırık aynasının karşısına geçerdi
Bir rujunu birde bohçasını alırdı...
Aynasında tek bir düşü vardı
İrene sessizce kimsesizce
Gemiler geçerdi uzun sirenlerle
Düşlerine dalardı İrene,
Binip gitmek isterdi bir yelkenliye.
Hayatı değişsin isterdi İrene...
İhtiyacı vardı ;
Birkaç elbise , birde prense.
İrene sessizce kimsesizce
Ve gün geldi bindi yelkenliye ,
Yalnız yüreği, birde bohçası vardı elinde.
Güneşin batışını yakalamak için umutsuzca
İlerledi İrene sessizce kimsesizce
Birkaç liman geçti,
Geldi çok ışıklı bir şehre.
Yürüdü sokaklarda İrene
Sessizce kimsesizce
Prensini gördüğünü sandı birden
Çoştu kendi kendine soluk soluğa
Buldu da sonunda geldiler göz göze
İrene sessizce kimsesizce...
Tutuştu yürekleri elleri uzandı birden bire
Dolaştılar sabah değin pervasızca.
Uyudular kumsalda...
İrene sessizce kimsesizce...
Uyandı ay ışığında ak bohçası al renk almıştı,
Kapandı ağladı..
Sessizdi kimsesizdi İrene...
kütayha kampüs sendromları